Çocuklar ve adalet

Haberin Devamı

Türkiye birkaç gündür “kayıp” çocuklarını konuşuyor. Neredeyse 1.500 çocuk, ki bunların yarısına yakını devletin sorumluluğu altındaki kimsesiz çocuklar, “kaybolmuşlar” ve bulunamıyorlar.

Birkaç gündür başka çocuk “dramları”nı da öğreniyoruz. Çocuklara çocuk gibi davranamadığımızın vahim örnekleri bunlar.

Berivan 15 yaşında, Batman’daki bir gösteriden sonra gözaltına alındı, mahkemesi üç ayda tamamlandı. Aldığı cezalar: İzinsiz gösteriye katılmaktan 5 yıl, örgüt adına suç işlemekten, yani taş atmaktan 7.5 yıl, örgüt propagandası yapmaktan 1 yıl. Toplamı 13.5 yıl ediyor, ama mahkeme yaşını dikkate alarak 7 yıl 9 aya indiriyor.

* Mehmet Ali Ağca adlı şahıs, Abdi İpekçi’yi öldürdüğü ve iki silahlı soygun yaptığı için toplam 10 yıl hapis yattı, bazı yargıçlar 6 yılda salmaya çalıştı.

Adana’da geçen yıl Berivan’ınkine benzer olaylarda toplam 3 bin 155 çocuk gözaltına alındı. Bunların aldıkları cezalar ortalama 4’er yıl.

* Mehmet Ali Ağca adlı şahıs Abdi İpekçi’yi öldürdüğü ve iki silahlı soygun yaptığı için toplam 10 yıl hapis yattı, bazı yargıçlar 6 yılda salmaya çalıştı...

***


Norveç’te yaşayan 15 yaşında iki Türk çocuk 5 yıl önce geldikleri Anıtkabir’de deftere “Mıstık” diye başlayan sulu laflar yazdılar. Davaları yeni bitti, önce 22’şer ay hapse çarptırıldılar, sonra cezaları 11’er aya indirildi. Atatürk’le ilgili sululuk yapan çocukların hayatlarını kaydırarak Atatürk’ü koruduğunu zanneden bir yargı ve ceza sistemimiz var.

* Bu ceza sisteminde Mehmet Ali Ağca adlı şahıs Abdi İpekçi’yi öldürdüğü ve iki silahlı soygun yaptığı için 10 yıl hapis yattı, bazı yargıçlar 6 yılda salmaya çalıştı.

Çocukları çocuk olarak görmeyen bir adalet sisteminin, konu Mehmet Ali Ağca olduğu zaman nasıl işlediğine baktığımızda, Hrant Dink cinayetindeki işlememe haline baktığımızda herhalde en çok hukukçuların içi acıyordur.

***


Yukarıdaki üç örnek, sadece son günlerde yayınlanan haberlerden alındı. Hiç kuşkusuz benzeri daha yüzlerce, belki de binlerce haber vardır. Ve bizim hukukçularımız, siyasilerimiz, devletlilerimiz bu durumu gidermek için bir şey yapmıyor.

Bu arada, Ağca’nın silahlı korumaları hakkında bir işlem yapıldı mı?

Son bir soru daha: Adalet Bakanlığı ve İstanbul Barosu, Ağca’nın erken salınmasını sağlayan hâkim ile Ağca’nın avukatı olan eşi hakkında herhangi bir işlem yaptı mı?

Ağca’nın cezasını yanlış hesaplayıp 4 yıl erken salınmasını sağlayacak kararı alan hâkimin Yargıtay üyeliği devam edecek mi?..

Bu soruların cevapları, zaten çocukların çocuk olduklarını neden unuttuğumuzun cevabını da veriyor.

DİĞER YENİ YAZILAR