Haberin Devamı
Son günlerin karikatür muhabbetleri, tartışma düzeyindeki düşüklükle birlikte belli bir gerilemenin de göstergesi oldu.
Tayyip Erdoğan’ın kendisini çizenleri mahkemeye vermeye devam etmesinin yanında Kılıçdaroğlu karikatürü yüzünden Salih Memecan’a “neden Başbakan’ı çizmiyorsun” denmesi de aynı gerilemenin iki yüzü olarak hatırlanacak...
Turhan Selçuk yıllarca ve yıllarca Demirel çizdi, çevresini çizdi, kimse kalkıp ona “Neden Ecevit çizmiyorsun” demedi.
60’ların sonunda ortaya çıkan yeni kuşak çizerlerin elinden hiçbir siyasi kurtulamadı.
Karikatür, toplumu ve insanı damarından yakalayan, büyük bir gözlem becerisi ve zekâ isteyen bir sanattır. Doğası gereği vurucudur, kırıcıdır; hatta daha ilerisi, argo deyişle “kodu mu oturtur.”
Oturan fazlaca ağlar, karikatürde anlatılanı anlamamakta direnirse bu durum defalarca tekrarlanır. Ama ilk darbede oturan şahıs karikatürün ne olduğunu anlama, kendisinin neden konu edildiğini görme çabası içinde olursa; çizerin zihinsel zenginliğinin düzeyinde bir zihinsel çaba gösterirse karikatürle savaşmasının mümkün olmadığını da görebilir.
Bu karikatür meselesi bazı zihinleri şu ya da bu şekilde meşgul ederken bir kitap, daha doğrusu dev bir kitap, son derece zamanında; geçen hafta yayınlandı.
“Karikatürk” (NTV Yayınları) 1923’ten 2008’e kadar olup bitenleri, toplumsal değişimin yanında, ülkenin “kanaat önderi” geçinenlerin boşluklarını ve doluluklarını çizgilerle aktarıyor.
Kitabı hazırlayan Turgut Çeviker’in çalışması müthiş, her dönemde çizerin kuvvetini göstermiş.
Ferit Öngören’e ait bir sözü de sunuşta aktarıyor:“Faşizm mizahın gübresidir.”
Murat Belge ve Ahmet Kuyaş’ın metinleriyle birlikte Türkiye tarihini başka bir gözle; en zeki ve en vurucu bakışların kılavuzluğunda okumak isteyenler bu kitabı mutlaka edinsin. Ayrıca kitapta çizerin kuvvetini görecek, onunla savaşmaya çalışanlar için üzüleceklerdir.
Bu önerimiz Erdoğan için de geçerlidir.
Aşağıda, Latif Demirci’nin 12 Kasım 2010 Cuma günü Hürriyet’in birinci sayfasında yayınlanan bir karikatürünü aktarıyoruz. Erdoğan da onunla aynı ruh halinde olanlar da belki bir kez daha düşünürler diye.

