Çıkmazın çıkarı

Her yıl okullar kapanırken ve sınavlar döneminde aynı "acı" rakamlar ortaya dökülür. Üniversite kapısındaki 1,5 milyon genç insanın zaten yarısı umutsuzdur, başarılı olacağına en küçük bir inancı yoktur, tercih bile yapmaz

Haberin Devamı

Her yıl okullar kapanırken ve sınavlar döneminde aynı "acı" rakamlar ortaya dökülür. Üniversite kapısındaki 1,5 milyon genç insanın zaten yarısı umutsuzdur, başarılı olacağına en küçük bir inancı yoktur, tercih bile yapmaz.

Okul birincileri üniversiteye giremez, girme hakkı elde edenlerin bir bölümü de maddi nedenlerle eğitimine devam edemez.

* Sınavlarda sıfır çekenlerin fazlalığı, her yıl olduğu gibi bu yıl da genel bir "üzüntü" konusu oldu.

Yirmi yıldan fazladır bu tablonun esası aynı ve sayılar daha da büyümekte. Aynı Türkiye'nin dış borcu gibi. Her şey herkesin gözü önünde oluyor, ama kimse temelden bir müdahale yapmıyor.

Çok milli eğitim bakanı geldi geçti. Sağcısı, solcusu, milliyetçisi, İslamcısı... Ama son otuz yılın milli eğitim bakanlarından biri, adının bugün de hatırlanmasını sağlayacak bir iş yapmadı.

En üzücü ve ciddi örnek, kız çocuklarının okula gitmesi, daha doğrusu girmemesidir.

Bütün bu yıllar içinde okula giden, gönderilen kız çocuğu sayısı artacağı yerde ülkenin birçok yöresinde durum daha da vahimleşmiştir.

Bugün Milli Eğitim Bakanlığı birkaç önemli konuda kalıcı ve etkili çalışmalar yapmak için uğraşmaktadır. Bunlardan biri kız çocuklarının okula gönderilmesidir. Yıllar içinde kronik hale gelmiş bir hastalığın birkaç yıllık "hamleler" ile birden ve tamamen çözülmesi tabii ki mümkün değil.

Köylerde yaşayan ve tarımdan geçinen nüfus için "çalışma" ve "kadın" kavramlarının bugünkü anlamıyla yaygın olarak hüküm sürdüğü bir ülkede bu, en zor çözümlenecek sorunlardan biridir.

Geleceğe güvenmedikçe
* Bakanlığın ikinci çabası eğitim programlarına, müfredata bağlı olarak kalitenin artırılması yönündedir. Bakanlık, okullarda okutulacak olan Türk ve dünya klasiklerinin listesini de açıkladı. Biz, on sekiz yaşına gelmeden önce bütün bu kitapları gençlerimize okutmayı ve sevdirmeyi başardığımız zaman zaten mesele hallolmuş demektir.

Bütün bu çalışmaların önünde ise en önemli engel, hâlâ bir dev gibi durmaktadır: Geleceğe ilişkin umutsuzluk.

Türkiye'nin genç nüfusunun geleceğe ilişkin umut sahibi olması sağlanmadıkça eğitimin temel meseleleri de bütün çabalara rağmen var olmaya devam eder.

* Eğitimin kalitesine, kız çocukların okullaşmasına, sınav başarılarına ilişkin sayılar şu anda bir "çıkmaz" tablosu göstermektedir. Bu tablonun tersine çevrilmesinin yolu, "çıkmazın çıkarı" bulunmak zorundadır.

Milli Eğitim Bakanlığı, bütün temel konularda ciddi çabalar içinde görünmektedir. Bu çabaların gerçekten, yürekten desteklenmesi; bütün devlet bürokrasisinin, yerel yönetimlerin desteğinin sağlanması, çıkmazdan çıkaracak yolu da gösterecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR