Ankara’daki görüntü ciddi bir çıkmaza girildiği kanaatini güçlendiriyor. Genelkurmay’ın önemli bir biriminde sivil hâkim ve savcıların aramaları devam etti; ama ne bulunduğu, ne arandığı konusunda bilgi verilmiyor.
Bu görüntü, belli bir kesimde “Silahlı Kuvvetler’in ele geçirilmesi” olarak değerlendiriliyor, “İran’da da böyle oldu” yorumlarının yayılmasına neden oluyor. O kesime göre Ergenekon davası da bir komplo, gömülü silahlar da komplo, son aramalar da komplo...
Bu kadar çok sayıda ve bu kadar büyük komployu aynı anda kurma, uygulama kabiliyeti ve imkânı olup olmadığı bu kesim için akla takılacak bir mesele değil. Ankara’daki her gelişme, bu kesim için yeni bir komplo ya da büyük komplonun yeni bir parçası anlamına geliyor.
Her şeyin komplo olduğuna inananlar için “o iki subay orada ne arıyordu” ya da “yargıç arama kararını ortada hiçbir şey olmadan verir mi” gibi sorular da bir anlam taşımıyor; onlar bu gibi “ayrıntılar”la ilgilenmiyor.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ da birkaç kez, Silahlı Kuvvetler’e karşı “asimetrik psikolojik savaş” yürütüldüğünü tekrar etti.
Genelkurmay Başkanı, yürümekte olan soruşturmalarla ilgili yayınların tarzından, özellikle de bazı hukuk kurallarının çiğnenmesinden şikâyetçi.
Doğrudur, şu anda hiç kimse; ne siyasiler ne medya “yürümekte olan soruşturmanın gizliliği” kuralına uyuyor.
Bunun nedeni de çok açık. Ortada, herkesin gözü önünde çok önemli olaylar gerçekleşiyor ve bütün bu olup bitenlerin gerçek yüzünü kamuoyu bilmek istiyor. Yetkililer kamuoyunu tatmin edecek açıklamalarda bulunmadığı sürece de bu durumun devam etmesi kaçınılmazdır.
Ankara’da ciddi bir çıkmaza girildiği izleniminin giderek güçlenmesi ve yaygınlaşması, beraberinde çok daha büyük krizlere dönüşme tehlikesini taşıyor.
Bu izlenimin giderilmesi siyasi iradenin işidir.
“Çıkmaz” görüntüsünü gidermek, her türlü olumsuz beklentiyi kırmak için siyasi iradenin yapması gereken de şeffaf olmaktır.
Şeffaflık, yaygın komplo iddialarını gidermek için de şarttır, Silahlı Kuvvetler’in “kurumsal saldırı” altında olmadığını göstermek için de şarttır.
Gizlilik, kapalılık bu aşamada hem komplo iddialarını hem de değişik kesimlerin kuşkularını besleyip artırmaktan başka bir işe yaramaz.

