Çıkmaza soktular

Haberin Devamı

Türban meselesinin gerginlik yaratıcı bir unsur olmaktan çıkması, bireysel özgürlükler çerçevesinde çözülmesi umudunu CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu yarattı. Bugün CHP’lilerin farklı yorumlarla “düzeltmeye!” çalıştıkları sözleri çok açıktı, “türbanı biz çözeriz” diyordu.

Bugün o günden yine çok uzağa düşülmüş durumda. Yargıtay Başsavcısı aslında “türbana üniversitede serbestlik verirseniz kapatma davası açarım” diyor.

AKP ve MHP sert tepki gösterirken, CHP Başsavcı’yı destekliyor. Bu konumlanmayla CHP, kendisini çözümün uzağına çektiğini gösteriyor.

Türbanın ötesinde daha da tuhaf bir başka durum ortaya çıktı. Yargıtay Başsavcısı’yla, biri iktidarda olan iki siyasi parti kavga ediyor, Anayasa Mahkemesi Başkanı’yla da ana muhalefet partisi kavga ediyor.

Bu görüntünün yanına ilkokul düzeyinde de türban zorlamasına girişilmesi eklenince türban sorununun uzlaşmayla çözülmesinin yolları bir kez daha tıkanmış oldu.

***


İlk ve ortaöğretimde türbanın yolunun sıkı biçimde kapalı tutulması, aynı şekilde kamuda hizmet verenlerin “dinsel simge” taşımamaları konusunda özen gösterilmesi 18 yaşından küçüklerin ve hizmet alan vatandaşların bireysel özgürlüklerinin korunmasıyla ilgilidir.

CHP’lilerin bu iki konuda AKP’ye güvence sormaları yerindedir ve bu özeni, üniversitede türbanı bireysel özgürlük alanı olarak görenlerin, çocukların ve kamu hizmeti alanların bireysel özgürlüklerini de koruma konusunda göstermeleri gerekir.

CHP’de üniversitede türban meselesiyle ilgili netlik oluşmamıştır, ama AKP’de de türbana bağlı diğer iki alanda bir netlik oluşmamıştır.

Bir tarafın başörtüsü demekte ısrar ettiği türbanın bir “dini vecibe” olduğunu Diyanet İşleri Başkanı da açıkça ifade etti.

18 yaşından küçüklerin baskıdan, zorlamalardan korunması ve kamuda hizmet verenlerin durumu açısından bu ifade yeterlidir.

***


Başbakan Erdoğan referandum sonrasında sık sık “yüzde 42 hayır oyunu anlamalıyız” diyor. Eğer AKP gerçekten bu çaba içindeyse “on yıl sonra ne olur bilemem” diyemez; böyle dememek ve o yüzde 42’nin beklediği güvenceleri vermek zorundadır.

Şu anda yine çıkmaza girildiği görüntüsü var, ama bu çıkmazdan çıkmak da zor değil. Meclis’te ittifakla yapılmış bir düzenlemeyle üniversitede bireysel özgürlüklerin, 18 yaşından küçüklerin bireysel özgürlüklerinin ve kamu hizmeti alanların özgürlüklerinin birlikte güvence altına alınması durumunda Yargıtay Başsavcısı dört siyasi partiye de kapatma davası açar ya da açamaz. Bu da siyasi irade ile yüksek yargı ilişkilerinin yeni bir konuma gelmesini sağlayacağı için her durumda hayırlı olur.

DİĞER YENİ YAZILAR