Çıkmaz sokak

Son olaylar eski ve sürekli korkuyu tekrar canlandırdı: Türkiye bölünecek mi?

Haberin Devamı

Son olaylar eski ve sürekli korkuyu tekrar canlandırdı: Türkiye bölünecek mi?

Bu korkuyu yaymaktan fayda umanlar yine seslerini yükseltti. Örneğin bir gazete, reklam kampanyası yapıyor ve Türkiye bölünüyor, bölündü bölünecek duygusu veren sloganları tekrar tekrar kullanıyor. Bunun arkası "kalkın ey ehl-i vatan"dır.

Bu tür çabaların hedefi belli. Halkın milliyetçi duyguları kışkırtılacak, radikal milliyetçi hareketler canlandırılacak ve sonuçta bütün demokratik gelişmeler askıya alınacak.

Bunların arkası da Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki kapıların kapanmasıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin geleneksel politikaları, son dönemde kendilerini "solcu" veya "milliyetçi sosyalist" ya da "Kemalist" olarak tanımlayan çevrelere de egemen oldu.

Aynı üslup şu anda Cumhuriyet Halk Partisi ve onun sözcüleri tarafından da yoğun biçimde kullanılıyor. Kendilerini sosyal demokrat ya da demokratik sol olarak niteleyen çevrelerin bir bölümü de aynı tuzağa düştü.

Bu tuzağın son kurbanı Başbakan ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'dır.

Avrupa Birliği standartları, demokratik haklar ve özgürlükler bir süredir Erdoğan'ın sözlüğünde seyrekleşmiş, onların yerini "milliyetçi mukaddesatçı" bir üslup almaya başlamıştır.

Hep birlikte nereye?
Bu tuzak Türkiye'yi gerçekten bölünme hattına sürükleyecek olan tuzaktır. Bu tuzağın ucunda, demokrasisi topal ve Ortadoğu bataklığına çekilmiş bir Türkiye bulunmaktadır.

Böyle tuzakları dünyanın her tarafında boşa çıkaran en önemli güç, sosyal demokrat partilerdir. Ancak bizim en büyük sosyal demokrat ya da sol partimiz olan CHP, başındaki kadroların kendi siyasi varlıklarını bir seçim dönemi daha uzatma hırsına hapsedildi. Bu nedenle radikal milliyetçi ve sağ temalarla biraz daha oy peşinde koşuyorlar.

AKP'nin de aynı "milliyetçi muhafazakâr" cepheye katılmasının sonucu, önümüzdeki dönemde bütün siyasi partilerin "kim daha milliyetçi, kim daha Batı aleyhtarı" yarışına girişmesidir.

Bu yarışta yine en şanslı, hem milliyetçi hem muhafazakâr hem de mukaddesatcçı olabilecek olan AKP'dir.

Bu yarıştan en zararlı çıkacak olan, Türk solunu, sosyal demokrasiyi bugünkü çaresiz duruma getiren Baykal ve ekibi olacaktır.

Ama tuzak büyüktür, hedefler de büyüktür. Bu tuzağın başarılı olması durumunda Türkiye bir çıkmaz sokakta ufalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

"Türkiye bölündü bölünecek" çığlıkları atanların asıl bölücüler olduğunu, bunların tavırlarının Türkiye'yi büyük tehlikelere atabileceğini görmek, bu tuzağı bertaraf etmenin ilk koşuludur.

DİĞER YENİ YAZILAR