Çıkamıyor

Haberin Devamı

Baykal’ın istifası, CHP’nin önünü genel başkanın tıkadığını düşünen CHP’liler için bir umut yarattı. Bu umudun ne kadar yaygın olduğunu şu anda belirlemek mümkün değilse de, varolduğu görülüyor.

Ama, dün Güngör Mengi’nin yaptığı benzetmeyle “başı kesilmiş tavuk misali” debelenen CHP’de hiç kimse ortaya çıkıp “ben bu gemiyi tekrar yüzdürmeye talibim” diyemiyor.

Krizin ilk anında bazı isimler ortaya atıldı. Bu isimlerden ilk akla geleni olan Kemal Kılıçdaroğlu, defalarca “aday olmadığını” tekrar etti. CHP’yi ve Ankara’yı tanıyanlar, bu duygusal ortamda belli bir ismin ortaya atılmasının, aslında o kişiyi kıyma makinesine atmak anlamına geldiğini bilir.

***


Kılıçdaroğlu bazı çalışmaları ve yolsuzluk iddialarının üzerine giderken gösterdiği tavır dolayısıyla kamuoyunda belli bir sempati toplamıştı. Dersim olayında parti yönetiminin karşısında yer aldı, ancak hemen “hizaya getirildi.” Parti yönetimlerine “hizaya getirme” imkânını sunan da bütün milletvekili adaylarını yönetimin, daha doğrusu genel başkanın belirliyor oluşudur. Genel başkanın sevmediği bir kişinin partide geleceği olamaz. Bu durum sadece CHP için değil, şu anda faaliyet gösteren bütün siyasi partiler için geçerlidir.

Eğer bir partili, içerde ve dışarıda seviliyor, ama genel başkan tarafından sevilmiyorsa, o kişiyi tasfiye yöntemi olarak şu yöntem uygulanır: Aday listelerinde bu kişi “kritik” bir bölgede “kritik” bir sıraya konulur, gerekçe olarak da “listeyi sürüklesin, oyumuzu artırsın” denilir. Buna kimse itiraz edemez, eğer o kişi kılpayıyla seçilirse zaten sesini keser, seçilmezse de genel başkan partililere döner; “bakın, o kadar da sevilmiyormuş” der ve konu kapanır.

Kılıçdaroğlu da kuşkusuz eski bir yüksek bürokrat ve CHP’li olarak bu ve benzeri “tasfiye” yöntemlerini bilir. Bu aşamada sürekli isminin dolaştırılmasının, üst düzey parti yöneticilerinin de ismini telaffuz etmelerinin aslında kendisini hareketsiz kılmayı amaçladığının farkındadır.

***


Böyle bir “oyunlar düzeni” içinde, samimiyetle ortaya çıkıp CHP’yi yenilemeyi vaat edecek bir adayın kendini göstermesi çok zor görünüyor.

Şimdilik Baykal ve ekibinin planladığı ve sahneye koyacağı “muhteşem dönüş”ün başarılı olması ihtimali yüksektir.

Ama Süleyman Demirel’in dediği gibi, “Burası Türkiye, bizim siyasette 24 saat bile uzun bir süredir.”

Kurultaya kadar geçecek 10 gün, yani 240 saat de bizim siyasette çok uzun bir süre...

DİĞER YENİ YAZILAR