Haberin Devamı
Irak’ta yıllardır insanlar, kadınlar, çocuklar ölüyor. Parçalanmış çocuk görüntüleri üzerine aşırı duygulanıp ağlamadılar. Sudan’da Darfur’da ciddi bir katliam var, soykırım boyutlarına ulaşan bir katliamın kanıtları her gün dünya medyasında yayınlanıyor. Ağlamak bir yana, bu katliamın sanıkları, ki onlar yönetimdeki Müslümanlardır, üçüncü kez Ankara’da.
Irak’ta birbirlerini çoluk çocuk kadın yaşlı demeden katledenler Müslümanlardır, Sünni ve Şii Müslümanlar. Bunlar Amerikan birliklerinin çekilmesinden sonra birbirlerini daha da yoğun şekilde katletmeye hazırlanmaktadır. Çünkü egemenliği ve onun kaynağı olan petrolü paylaşacaklardır.
Darfur’da katliam uygulayan Sudan yönetimi Müslümandır, katledilenler Müslüman değildir. Birleşmiş Milletler dahil dünyadan gelen bütün tepkilere rağmen Sudan’ın İslamcı yöneticileri kimseye aldırmadan katliama devam etmektedir.
Gazze’de ise katledenler Yahudi, katledilenler Müslümandır.
Aslında ortada çifte standart falan yoktur, son derece tutarlı bir “hassasiyet” vardır.
Gazze halkının acılarını Davos’ta gösteri ve ağlama konusu yaptıktan, İsrail Cumhurbaşkanı’na “sen” ve “siz öldürmeyi iyi bilirsiniz” dedikten bir hafta sonra Sudan’ın ikinci adamını Ankara’da konuk etmekte de bir tutarsızlık yoktur. Gazze’de 400 çocuğun, Darfur’da on binlercesi çocuk 180 bin kişinin öldürülmesine farklı tepki gösterilmesinde tutarsızlık aramak gereksizdir. Tepkiler, yani Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın düzeyindeki tepkiler aslında son derece tutarlıdır.
Zihinleri ve vicdanları kendilerine göre çok açıktır. Onlar asıl hem Darfur’lu hem Gazzeli hem Bağdatlı çocuklara aynı anda üzülmeyi, onların tümünün acısını aynı şekilde hissetmeyi anlamazlar.
Tayyip Erdoğan Davos gösterisinin üzerinden daha bir hafta geçmeden Sudanlı soykırımcı yönetimin ikinci adamını konuk ederek “hassasiyet”inin tutarlılığını göstermiştir.
Gazzeli çocuklar için dökülen gözyaşlarının samimiyetini Darfurlu çocuklar için dökülecek gözyaşları gösterir.
İsrail’in radikalleri “insan öldürmeyi biliyor” ama sadece onlar değil Sudan’ın Müslümanları da “insan öldürmeyi biliyor.”
İkisi arasındaki fark nedir?
Bu soru, duyguların samimiyeti sınavının kilit sorusudur.
Başbakan’ın bu soruya tavrıyla verdiği cevap, ülkemizde Yahudi düşmanlığının neden arttığı sorusunun da cevabıdır.

