CHP'yi tüketmek

Bir siyasi partinin programı olur, ülkesi ve toplumu için koyduğu hedefler olur, toplumun nasıl ilerleyeceği, halkın refahının nasıl artacağı konusunda fikirleri olur

Haberin Devamı

Bir siyasi partinin programı olur, ülkesi ve toplumu için koyduğu hedefler olur, toplumun nasıl ilerleyeceği, halkın refahının nasıl artacağı konusunda fikirleri olur.

Siyasi partiler zaten bunun için vardırlar. Halk da onlara, bu niteliklerine bakıp değerlendirerek oy verir ya da vermez.

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran ve Mustafa Kemal'in kurduğu parti olarak iktidar olmuş, muhalefet olmuş ama hep bir siyasi vizyonu olmuştur.

Bugünkü CHP'ye bakıldığı zamansa, bu köklü partinin her türlü siyasi vizyonunun yok olduğunu görmemek mümkün değil.

Genel Başkan Baykal'ın hükümete yönelttiği eleştirilere bakacak olursak, bu partinin iktidar olması durumunda yapacakları şöyle ortaya çıkıyor:

* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına uyulmayacak, Avrupa ile siyasi çatışma içine girilecek ve bu çerçevedeki demokratikleşme çabaları durdurulacaktır.

* Uluslararası Para Fonu'nun dayatmalarına karşı çıkılacak, bunlar yerine getirilemeyecek ve dolayısıyla bu kuruluşla ilgi kesilecektir. Bu durumda Türkiye'nin ekonomisi ile ilgili ne gibi planlar yapıldığına ilişkin herhangi bir belirti bulunmamaktadır.

* Avrupa Birliği'nin Kopenhag Kriterleri adı verilen ilkelerine uyum konusundaki talepleri yerine getirilmeyecek ve Türkiye, Avrupa Birliği üye adaylığından çekilecektir.

* Özelleştirmeler durdurulacak, hatta daha önce yapılmış olanlardan vazgeçilecektir. Batık KİT'lerin nasıl kârlı hale getirileceği ya da bunların hayatlarını devam ettirebilmek için nereden kaynak sağlanacağı da söylenmemektedir.

Neresinden tutulacak?
Baykal'ın söylediklerine bakacak olursak, CHP'nin iktidar olması durumunda yapacakları bunlardır. AB hedefinden vazgeçmek... Demokratikleşme çabalarını durdurmak... IMF ile ilişkiyi kesmek... Avrupa ile ilişkileri gerginleştirmek... Kıbrıs'ta çözüm önerilerini baştan reddetmek... TCK'daki demokratik ilkelere uymayan maddelerin değiştirilmesi için çalışmamak, bunlan önemsememek...

CHP'nin Türkiye'nin bugünkü sorunlarına ve geleceğine ilişkin görüşlerinin özeti, Genel Başkan'ın ağzından çıkan sözlere göre böyledir.

* Aynı görüşler daha önce de MHP ve Genç Parti tarafından zaten ifade ediliyordu.

Bu "siyasi" manzaranın içine bir de "etik" meselesi konulduğu zaman tablo iyice kararıyor. Bu "etik" meselesinin ne olduğu da ortada. Bir CHP'li AKP'ye geçtikten sonra kamu ihalesi almış, ihaleyle ilgili olarak suçlanmış ve istifa etmek zorunda kalmıştır. Şişli Belediye Başkanı Sarıgül hakkında en hızlı işlemler yapılmış, bunun için özel kurultay bile toplanmıştır. Sonra CHP'nin Genel Saymanı'na aynı iddialar yöneltilmiş ve yargılanması için fezleke hazırlanmıştır. Bu kez CHP'nin Genel Başkanı ya da herhangi bir yöneticisi bu konuda ağzını bile açmıyor.

Bunların tümü biraraya geldiğinde ortaya çıkan görüntü, CHP'nin hızla tüketildiği görüntüsüdür.

DİĞER YENİ YAZILAR