Halk Fırkası'nı, Cumhuriyetin ilanından kısa bir süre önce Mustafa Kemal kurdu. Parti, sonra Cumhuriyet Halk Fırkası, sonra da Cumhuriyet Halk Partisi oldu. CHP'yi 15 yıl Atatürk, 35 yıl İsmet İnönü yönetti. CHP de Türkiye'yi 27 yıl "tek parti" olarak yönetti. Tarihi siyah-beyaz şeklinde ayırmayanlar bu partinin Türk toplumunun modernleşmesi yolunda çok önemli ve öncü görevler yaptığını ama kendi dönemine özgü sıkıntıların bir bölümünü de aşamadığını görebilir. Türkiye'yi çok partili demokrasiye geçiren de İnönü'nün liderliğindeki CHP'dir. Tek parti döneminin kimi kolaylık ve rahatlıklarına alışmış olanlar için geçiş kolay olmamıştır. Ama İnönü, çağın gelişiminin demokrasi yönünde olduğunu kavramış ve hem CHP'yi hem ülkeyi buna göre yönlendirmiştir. Farklı siyasi ve toplumsal eğilimler kendi partilerini kuramadıkları zaman yok olmaz, tek parti rejimlerinde o tek partinin içinde kendilerine yer bulurlar. CHP'nin içinde de hem sağ hem sol eğilimler var olmuştur. 1946'da ilk doğum Demokrat Parti ile gerçekleşmiştir. Yıl dönümleri, özellikle CHP gibi bir partinin 80'inci kuruluş yıldönümü bu tarihsel gelişimi gözden geçirmek, yakın tarihi de daha sıkı hatırlamak için vesile olmalıdır. 1960 sonrasında CHP'nin direksiyonunu biraz daha sola kıran yine İnönü'nün 1965 seçimleri arifesinde partinin yerini "ortanın solu" olarak ilan etmesidir. Bununla birlikte CHP'de sola, sosyal demokrasi görüşlerine açık yeni bir kadrolaşma başlamış ve parlayan kişi de Bülent Ecevit olmuştur.
Ecevit ve CHP
Ecevit'in "ortanın solu", "sosyal demokrasi", "demokratik sosyalizm" ya da "demokratik sol" konularındaki görüşleri her zaman tutarlı bir çizgi izlememiştir. Ecevit'in "sol" anlayışı 1973'te Erbakan'ın Milli Selamet Partisi ile koalisyon kurmaktan, 1977'de kendi solundaki hareketleri kucaklamaya kadar değişmektedir. Bu "pragmatik" anlayış radikal milliyetçi MHP ile ittifaka kadar uzanmıştır. Ecevit'in CHP'si 1972-1980 arasında 8 yıllıktır. Bu dönem CHP onlarca hizbin, fraksiyonun, etnik ya da bölgeci grubun parti için değil kendileri için çalıştıkları dönemdir. 12 Eylül 1980 sonrasında da Ecevit bütün bu grupları, hizipleri bırakıp ailesinin partilerinde siyasete devam etmiştir. Son otuz yıldır, Ecevit'in partinin başına geçtiği dönemden bugüne kadar CHP hep hiziplerin, grupların birbirleriyle kıyasıya savaşırken partiyi de tüketmekten çekinmedikleri bir savaş alanı olagelmiştir. Yönetime her gelen birilerini tasfiye etmiş, Halkçı Parti'ler, SHP'ler Cumhuriyeti kuran partiye su taşımak yerine sürekli bir şeyler kopararak, mirası tüketmiştir. Yeni kan, yeni fikirler, yeni kadrolar, sağcı partilerin pek meraklı oldukları "vitrin süsleri" olmaktan öteye gidemeyince de CHP bugünkü tıkanıklığa mahkûm hale gelmiştir. Cumhuriyetin kurucusu, Türkiye'de sosyal demokrat fikirlerin iktidar olmasını sağlayan parti bugün halkın yakından izlediği ve seçenek olarak gördüğü bir parti değilse bunun hesabını verecek olanlar son otuz yıldır CHP'yi yönetenlerdir. CHP bugün de "bir grubun partisi" niteliğindedir. Altı ay sonra yerel seçimler var, eğer CHP iktidar alternatifi olarak ortaya çıkmasını sağlayacak yapısal dönüşümlere başlayamazsa, bir sonraki seçimde 85'inci yaşında tarihsel mirasının son damlalarını da tüketmiş bir parti olarak unutulacaktır.
CHP'nin yaşı başı
Halk Fırkası'nı, Cumhuriyetin ilanından kısa bir süre önce Mustafa Kemal kurdu. Parti, sonra Cumhuriyet Halk Fırkası, sonra da Cumhuriyet Halk Partisi oldu
Haberin Devamı

