CHP'nin tapusu

Bizim siyasilerimiz, özellikle de en tepede olanlar kendi egemenlik alanlarını, partilerini şahıslarının tapulu malı gibi görme eğilimindedir

Haberin Devamı

Bizim siyasilerimiz, özellikle de en tepede olanlar kendi egemenlik alanlarını, partilerini şahıslarının tapulu malı gibi görme eğilimindedir. Onları eleştirmek, onların görüşleri dışında görüşler savunmak partiden uzaklaştırılma nedenidir. Merkez solda bu "tapulu mal" mantığının sonu, "küçük olsun, benim olsun" fikriyle tamamlanır.

* CHP yarın garip bir kurultay yapacak. Bu kurultayın düzenine bakıldığı zaman Sovyetik komünist partilerin "temizlik" mantığını görmemek mümkün değil. Parti delegeleri, Genel Başkan'dan farklı düşünenleri dinleyemeyecek, sadece Genel Başkan'ın "suçlamalarını" dinleyecek ve "lidere" bağlılığını bildirerek muhalifleri "tel'in" edecektir. Bu kongre sistemi, totaliter partilerin çok alışılmış kongre düzenlerinin aynısıdır.

Bir sosyal demokrat partinin, Cumhuriyet Halk Partisi gibi ülkesinin kuruluşuna ve gelişmesine damgasını vurmuş bir partinin bu duruma gelmesinin nedenleri bilinmektedir.

Kendi iç kavgalarına gömülenler ne Türkiye'deki ne de dünyadaki gelişmeleri izleyebilmiş, anlayabilmiştir. Bugünün Türkiyesi'nde sosyal demokrasinin geliştirmesi gereken projeler ve modeller bir kenara bırakılmıştır. Siyaset yapmak günlük tepkiler göstermeye indirgenmiştir.

Bu oyunda var mısınız?
* Muhalefet yapmak "iktidarın yaptığı her şeye karşı tavır almak" olarak algılandığından ve başkaca bir toplumsal vizyon getirilmediğinden, parti sadece muhalefet için muhalefet yapma konumuna düşürülmüş, bunun sonucu da partinin temelini oluşturan demokratik ilkelerin savunulması yerine zaman zaman anti-demokratik dallara tutunmak olmuştur.

* CHP'nin yaşadığı bu tıkanıklığı aşmak için fikir üretmeye çalışan partililer yarın "yargılanacaktır." Yargılamanın son noktası Genel Başkan Deniz Baykal için güvenoylaması yapılmasıdır. Alacağı güvenoyunu Genel Başkan, partinin kendi tapulu malı olduğunun onayı olarak kullanacaktır.

CHP'nin düşünce ve yapı olarak yenilenmesi için girişimlerde bulunan Kemal Derviş kurultay delegelerini oy vermemeye çağırıyor. Bu öneri, partililerin meseleyi "o gitsin bu gelsin" şeklinde almayı reddettiklerini göstermeleri için getirilmiştir. Buna karşılık eski genel başkanlardan Altan Öymen ve bir dönem CHP'nin yeniden yapılanması için çalışmış olan Tarhan Erdem de delegeleri Baykal'a güvenoyu vermemeye çağırmıştır. Delegeleri bu tiyatroda rol almamaya çağıran olmamıştır.

Kurultay partililere, basına, kamuoyuna kapalıdır. Böyle bir kurultaya katılmayı reddetmek CHP'deki değişimin ilk adımı olacaktır. Yoksa kurultay salonu önüne toplanıp aleyhte gösteri yapmak "görev geçiştirme" den öteye gitmez. Ortaya çıkacak görüntü "yine birbirlerine girdiler" görüntüsü olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR