CHP’nin yolu

Haberin Devamı

Yüzde 30 dolayında oy oranına ulaşmayı bekleyen CHP, 12 Haziran’ın mağlubudur. Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ilk açıklamasında geçen genel seçime göre 3 milyon 600 bin fazla oy almış olmasına dayanarak “başarı”dan söz etmesinin görüntüyü kurtarma çabasıdır.

Geçen seçime göre seçmen sayısı 10 milyon artarken, CHP bunların yarısının oyunu almış olsaydı zaten yüzde 30’u aşmış ve gerçekten başarı kazanmış olurdu.

***


CHP’lilerin seçim öncesi hayali rakamlarla “yüzde 30’a zaten ulaşmış, üzerini zorluyor” izlenimi yaratmaları öncelikle kendi seçmenini yanıltmıştır.

CHP 12 Haziran 2011 seçimine “üçlü” bir yapıyla girmiştir.

Halkın önüne hem devletçi-muhafazakâr üslubu tümüyle terk etmeden, hem de Ergenekoncu ve sağcı adayları bünyesine alarak, aynı anda da CHP için yeni “demokrat” raporlar ve önerilerle çıkan CHP öncelikle “tutarlılık-inandırıcılık” barajını aşamamıştır.

***


Yüzde 26’lık oy oranı her şeyden önce Türk halkının CHP’yi bu seçimde de “iktidar seçeneği” durumuna terfi ettirmediğinin kanıtıdır.

Buna rağmen CHP’nin yeni yönetimi, partiyi Baykal ve ekibinden devraldığı noktadan daha ileri bir halk desteği aşamasına götürmüştür. Desteğin artışında, Ergenekoncu adayların, sağdan gelen siyasilerin etkisinin olmadığı ortadadır. Bağımsız Ergenekoncu adayların aldıkları oylar ve CHP’nin Ergenekoncu-sağcı adaylarla çıktığı bölgelerde aldığı sonuçlar yeni yönetimin bu konuda yaptığı yanlışı açık olarak gösteriyor.

Seçim kampanyası sırasında açıklanan “demokrasi programı” ve yeni anayasanın içeriğiyle ilgili görüşler “yeni CHP” açısından hem taahhüt hem de bir tür “yol haritası” niteliği taşımaktadır.

Önümüzdeki süreçte yeni anayasaya ve Kürt meselesinin çözümüne demokratik ve soldan katkılarla, müdahalelerle “yola çıkan” bir CHP, partinin şu anda içinde bulunduğu tutarsızlıktan çıkışının güvencesi olacaktır.

***


12 Eylül’de CHP iktidar seçeneği olmamıştır, taraftarının yüksek beklentilerine cevap verememiştir, ama sosyal demokrat bir parti olarak demokratik süreçlerde etkili bir parti olmasının yolu açılmıştır.

CHP yönetimi bu yolda ne ölçüde kararlı siyasetler üretir, parti içindeki devletçi-muhafazakâr, hatta faşizan çevrelerin tepkilerine ne ölçüde aldırmadan yoluna devam ederse “iktidar seçeneği” olmaya o ölçüde yaklaşır.

DİĞER YENİ YAZILAR