CHP’nin suları

Haberin Devamı

Duruldu mu? Durulmadı mı? Durulacak mı? Durulabilir mi?.. CHP’nin sularıyla ilgili sorular, beklenti ve niyetler hiçbir dönemde eksik olmadı.

1965’te İnönü “ortanın solu” dedi sular karıştı. 1972’de Ecevit İnönü’yü devirdi, sular karıştı. Ecevit Erbakan ile koalisyon yaptı, sular yine karıştı. 12 Eylül’den sonra Ecevit CHP’yi terk etti. CHP’lilerin bir bölümü Halkçı Parti ile bir bölümü SODEP ile siyaseti yine o karışık sularda yapmaya çalıştı. Sonra SHP tırmanırken Baykal CHP’yi kurarak tekrar suları bulandırdı.

***

CHP’nin suları hep karışıktır, hep bulanıktır. Baykal’ı alkışlarken gözleri dolanların genel başkanlarına bir günde sırt çevirmeleri de suların hep karışık olmasındandır.
Bu kez suların çabuk durulmasını, CHP’nin seçime güçlü bir şekilde hazırlanmasını isteyenler bu beklentilerini haklı olarak dile getiriyor.

Buna karşılık, eski genel sekreter Önder Sav içeriği tam belli olmasa da partinin “kırmızı çizgileri olduğunu ve o çizgilerin aşılmasına izin vermeyeceklerini” açıkladı. “Kırmızı çizgiler” arasında “türban” meselesinin olduğunu seziliyor. Yine açıkça söylenmese de “Kürt açılımı” ya da “demokratik açılım” konusundaki CHP’nin muhafazakâr çizgisinin de “kırmızı çizgiler”in arasında olduğu tahmin ediliyor.

Nitekim Kılıçdaroğlu dün Meclis grup toplantısı konuşmasında “küçük” bir açılım yaparak, Erdal İnönü dolayısıyla SHP’nin, yazıldığı dönem için oldukça ileri demokratik öneriler getiren “Kürt Raporu”na değindi. Sadece hatırlattı. Ve beklentilerin tersine, bu konuşmasında SHP’nin Kürt raporu’nu anmak dışında “yeni CHP” ile ilgili bir “ipucu” vermedi.

***

Eski yönetimin politikalarıyla yeni yönetimin getirmek istediği politikalar arasındaki farkı ortaya koymadan idare edebildiği kadar gitmek niyetinde olan CHP’nin yeni yönetimi seçimli ya da seçimsiz kurultay konusunda da karar vermiş değil. Yeni Genel Sekreter tüzük kurultayını seçimden sonraya bırakma kararını açıklamış olmasına rağmen merkez, örgütün kurultay konusundaki fikrini öğrenmeye çalışıyor.

Seçime yedi ay kalmışken sadece CHP değil, bütün partilerin örgütleri tek bir meseleye kilitlenir. Milletvekilliği, yerel yöneticilerin doğal olarak birinci hedefidir. Kılıçdaroğlu daha önce milletvekili listelerinin belirlenmesinde ön seçim vaadinde bulunmuştu. Ancak genel merkezin ön seçim sonuçlarına uyma mecburiyeti yoktur. Genel merkezin “iki başlı” olduğu, parti meclisi ve Meclis grubunda yeni genel başkan ve yardımcılarının daha zayıf olduğu bir dengede sağlıklı aday listeleri oluşturmak da kolay değildir.

CHP’nin suları fokurdamaya devam edecek, milletvekili listelerinin hazırlanması gündeme geldiğinde fokurtu zirve yapacak, seçim akşamı alınan sonuç da “yeni CHP”nin kaderini belirleyecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR