CHP’nin sağcıları

Haberin Devamı

AKP eski solcularla vitrinini renklendirirken CHP de eski ve halen sağcı adaylarla vitrinini kararttı.
Eski solcular zaman zaman hidayete erip çeşitli nedenlerle kendilerini sağın bağrına atarlar.
Buna karşılık eski sağcıların kırklı ya da ellili yaşlarda hidayete erip solcu oldukları pek görülmemiştir.
Hatta tek bir örnek göstermek bile zordur.
Dolayısıyla CHP’nin vitrinine aldığı sağ kesimden politikacıların geçen hafta gerçekleri görüp sola döndüklerini de kimse söyleyemez.
Örneğin CHP’den aday gösterilen sağ siyasilerden birinin daha önce siyasi hayatına MHP’de devam etmesi bile söz konusu olmuştu. Yine yeni CHP’lilerden biri, Güneydoğu’nun “aşiret siyaseti”nin önemli temsilcilerinden biridir.
CHP listelerinde yer alan adaylardan biri Türkiye’nin Avrupa ve ABD ile ilişkilerini kesmesini savunmaktadır. Bir başkası ise beğenmediği bir yazıyı savcıya şikâyet edip 301’inci maddeden cezalandırılmasını istemiş bir kişidir.

***


CHP’nin bu şekilde yenilenmiş bir kadro ile sol ve sosyal demokrat siyasetleri, özgürlükleri, ileri demokratik standartları nasıl savunacağını sormaya da gerek yok.
Meselenin, bu parti için ve halen merkez sağda yeni ittifaklar peşinde kıvranan partiler için, AKP’nin karşısında biraz daha fazla oy alabilmek dışında bir mesele olmadığı açıktır.
Bu partilerin biri, belki Mehmet Ağar ve Demokrat Parti bir ölçüde bunun dışında tutulabilir, ama hemen hemen tümü halkın önüne AKP’nin siyasetlerine alternatif program ve önerilerle çıkmak yerine “her şey birkaç daha fazla oy için” siyasetiyle çıkmışlardır.
Buna karşılık AKP’nin biraz daha merkeze yaklaşma, MHP’nin de milliyetçi sağı güçlendirme yolunda çok daha tutarlı oldukları görülmektedir.

***


DP’de birliğin çökmesi ile birlikte CHP’nin vitrin düzenlemeleriyle sağ oyların peşine düşmesi siyaset sahnesini biraz daha berrak hale getirmiştir.
CHP, solu, sosyal demokrasiyi tümüyle terk ettiğini dün kesin olarak ilan etmiş oluyor. Bu durumda CHP’ye verilen oyların sola verildiğini düşünmek biraz fazla iyi niyetli bir tutum sayılmalıdır.
Dış politikada kesin barışçı, içerde tavizsiz demokrat olmayan, olmamak için elinden gelen her şeyi yapan ve yeni Meclis kadrosunu da buna göre belirleyen CHP’nin sol ile hiçbir ilgisi kalmamıştır.
Bu CHP, çok büyük olasılıkla tekrar Meclis’e girecektir. Tekrar ana muhalefet partisi de olabilir, hatta belki MHP ile koalisyon ortağı olarak iktidarın bir köşesine de ilişebilir. Ama soldan, sosyal demokrasiden bahsetme, kendini sol olarak gösterme hakkını kaybetmiştir.
Aslan sosyal demokratlar, başlarında Deniz Baykal olduğu halde solu ve sosyal demokrasiyi yok ederek Türk demokrasisine en büyük kötülüğü yaptı. Yapmaya da devam ediyorlar. Ne için? Bir dönem daha milletvekili sıfatını, genel başkan sıfatını taşıyabilmek için...

DİĞER YENİ YAZILAR