Haberin Devamı
Bu soruyu biz sormuyoruz, uzun yıllardır CHP’nin içinde bulunan birisi bize soruyor.
Soruyu sorarken birkaç gerekçe gösteriyor.
Biri, üç büyük şehirdeki CHP adaylarının kampanyalarını neredeyse sadece kendi imkânlarıyla yürütmeleri.
İkincisi, milletvekillerinin seçildikleri illerdeki çalışmalara katılmamaları ya da çok az katılmaları.
Bir başka eleştiri de belediye ve il genel meclisi üye adaylarının seçimiyle ilgili.
Adayların “müstakbel” belediye başkanlarıyla uyum sağlayacak kişiler olduğuna ilişkin kuşku var. Bu da “zaten partinin belediye başkan adayı seçilemez, ama meclislere girecek CHP’liler bizimle yakın olsunlar” gibi bir anlayışın kanıtı olarak gösteriliyor.
CHP Genel Merkezi’nin en iddialı oldukları şehirlerde bile kampanya harcamalarına katılmakta epeyce “cimri” davrandığını bazı adaylar oldukça “ince” imalarla doğruluyor. Tabii ki bu aşamada herhangi birinin kalkıp genel merkezi suçlaması mümkün değil. Eğer bu şehirlerde seçim kaybedilirse işte o zaman yine kızılca kıyamet kopacaktır.
CHP’nin bugünkü yönetim anlayışı ve yerel seçime bakış tarzı bazı CHP’lilerin kafasında soru işaretleri uyandırmaya devam edecek gibi görülüyor. En azından bu CHP’liler yerel seçime iyice “asılan” ve iktidar olma iradesini tekrar halka göstermek isteyen bir parti beklentisi içinde.
Beklentilerinin karşılığını görmedikleri için de “Acaba CHP yönetimi büyük şehirleri kazanmak istemiyor mu” sorusunu soruyorlar.
CHP’nin üst yönetimi aslında siyasi hayatlarının son birkaç yılı içindeki kişilerden oluşuyor. Bu kadro için önümüzdeki genel seçimde tekrar Meclis’e gelmek ve “ana muhalefet” sıfatını korumak yeterli olabilir. Hatta bunun için maddi kaynakları da bu yerel seçimde “heba etmek” yerine katılacakları son genel seçim için saklamak isteyebilirler.
Ankara ve İstanbul büyükşehirlerini alıp, Kılıçdaroğlu ve Karayalçın ile “uğraşmak” istemeyebilirler. Ankara’da Çankaya, İstanbul’da Kadıköy onlar için yeterli olabilir. Böylece durumlarını “korumuş” olacaklardır.
İktidar olmamak, iktidar istememek üzerine kurulu bir siyasetin halk tarafından desteklenmesini beklemek safdillik olur. İnsanlar oy verdikleri partinin ve adaylarının kazanma isteği ve iradesine sahip olduğunu görmek isterler.
Bunu görmedikleri zaman da “CHP kazanmak istemiyor mu” diye sorarlar.

