CHP’deki sessiz bekleyiş

Haberin Devamı

CHP’de bir süredir tam bir sükûnet egemen. Genel Başkan’ın isteği üzerine ekranlarda boy göstermeler de en aza indi, sadece Kılıçdaroğlu konuşuyor.

Bir heyet Kürtlerle görüşmeler yaptı, rapor hazırlayacağı söylendi, ama henüz bir rapor çıkmadı.

Parti içinde sıkıntı yaratan türban ve özgürlüklerle ilgili bir siyasi çıkış da yapılmadı.

Bu sessiz bekleyiş, parlamenter sistemin en doğal ve kaçınılmaz beklentisinin sonucu. 18 Aralık’taki kurultayda yeni Parti Meclisi seçilecek. Ama örgüt ve partinin bütün bünyesi bu meclisin oluşmasına tek bir açıdan bakacak: Milletvekili aday listelerini kim, nasıl oluşturacak?

Parti örgütlerinde çalışanların birinci hedefinin milletvekilliği, sonra da bakanlık olması bu sistemin en doğal yanlarından biridir. Sonuçta bir güç oyunu olan siyasette, oyunu biraz daha yukarda oynamak, daha güçlü olmak, yine sistemin temel mantıklarından biridir.

CHP’de de, görüldüğü üzere kimse Kürt raporunu beklemiyor, türban konusunda genel başkanın çizgisinin daha netleşmesini de beklemiyor, ama kurultayın ardından ortaya çıkacak yeni yönetimin milletvekili aday listelerini nasıl belirleyeceği bekleniyor.

***


Kılıçdaroğlu, genel başkan seçilmesinin hemen ardından “ön seçim”den söz etmişti. Ön seçim, milletvekili adaylarını parti üyelerinin ya da il ve ilçe delegelerinin seçimle belirlemesi anlamına geliyor.

Bu yöntemdeki sorun, örgütün her zaman genel merkezin ana saikleriyle değil yerel koşulları ve güç dengelerini düşünerek hareket etmesidir.

Bu yöntemde daha fazla etkinlik elde etmek için aslında partiyle ilişkisi olmayan, ama parti içinde önemli kişilerin başta hemşehrilik olmak üzere çeşitli bağları kullanarak bol miktarda üye ve delege yapmış olmalarıdır.

1999’daki seçim yenilgisinin ardından Baykal’ın istifası sonrasında yeni yönetim bu sakatlığı gidermek için üyelik kayıtlarına yönelik ülke çapında bir çalışma yapmak istemiş, ancak tamamlamaya ömrü yetmemişti.

Genel Başkan’ın yeni parti meclisi listesini kendisinin belirleyeceğini söylemiş olması, bütün sorumluluğu ve seçim sonucunun da sorumluluğunu üstlenmesi anlamına gelecektir.

CHP örgütü de seçime bu ihtimali değerlendirerek gidecektir.

CHP için “o” gün aday listelerinin açıklandığı gün olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR