Derelere her türlü atığını atanlar.
Denize her şeyi atanlar.
Tarlaları kanalizasyon sularıyla sulayanlar. Zehir yüklü gemileri denizlerimize, limanlarımıza, getirip para kazananlar.
Manzaramı bozuyor deyip ağaçları kesenler.
Fabrikasına arıtma tesisi kurması gerekirken kurmayıp komik para cezalarını ödemeyi tercih edenler.
Fabrikasına arıtma tesisi kurduğu halde elektriğe para gitmesin diye tesisi çalıştırmayanlar...
İki yıl daha istediğini yapabilirsiniz.
Çok fazla dikkati çekseniz dahi yine gülünç miktarlarda ceza ödersiniz. Hatta ödemeseniz bile bunu izleyip kovuşturacak bir düzenleme olmadığı için, daha doğrusu "yürürlüğe girmediği" için sizi rahatsız eden de olmayacaktır.
AKP'li milletvekilleri, yöneticiler ve bakanlar çağdaşlığa doğru en önemli adımı zar zor da olsa atarlarken yine son anda bir iş yaptılar, çevre katillerine iki yıl "izin" çıkardılar.
* Kimileri diyebilir ki, "Bu kadar önemli bir yasa geçiyor, Türkiye çağdaş uygarlık yolunda en önemli adımlardan birini atıyor... Üstelik bu iş, zina saçmalığı gibi saçmalıklar yaratanlara rağmen son anda kotarılıyor... Çevre meselesini de görmezden geliverelim..."
* Kötü yönetimlere, ülkeye ve halka göz göre göre kötülük yapan yönetimlere o kadar alışmışız ki "Aman ses etmeyelim, birazı eksik olsun" gibi bir kabulleniş iyice içimize işlemiş.
Olanla yetinmek ve sevinmek istiyoruz.
Olmadık işler yaparak olmadık zararlar veren yönetimler yüzünden hiçbir şey yapmadığı için hiçbir şeyi de bozamayan yönetimlere bile dua eder durumdayız.
Bu maneviyatla bu işler...
Çevre katillerine iki yıl daha izin vermek, insan öldürenlere, hırsızlık yapanlara iki yıl daha faaliyet izni vermekten farklı değildir.
Ama bu bilinç ne yazık Meclis çoğunluğunu oluşturan AKP'nin yöneticilerinde ve mensuplarında bulunmamaktadır.
Doğayı katledenler iki yıl daha katletsin... Çevreyi kirletenler iki yıl daha kirletsin... Bütün bu "kirletme"lerin aslında insanların hayatlarına yönelik olduğunu, bunlar yüzünden insanların ağır hastalıklara yakalandığını, ülkemizin bazı yörelerinde kanser vakalarının artmasının bunlara bağlı olduğunu göremeyen bir yönetimimiz var.
Üstelik bu kişiler, kendi "manevi" değerlerini sürekli olarak öne çıkarmaktan hoşlanan, her konuşmaya "biz Müslüman olarak" diye başlayanlar. Ve bu insanlar doğa cinayetlerine ortak olmakta bir sakınca görmüyorlar.
* Bu AKP'liler, bu milletvekilleri "manevi değerleri yüksek" insanlar olarak bunu neden yaptıklarını halka açıklamak zorundadırlar. Elbette güvendikleri nokta, toplumumuzda çevre bilincinin ve duyarlılığının fazla gelişmemiş olmasıdır. Ancak çevre cinayetlerine izin verenler gelecek kuşaklar tarafından bu kimlikleriyle anılacaklardır.
Çevre katillerine müjde
Derelere her türlü atığını atanlar. Denize her şeyi atanlar. Tarlaları kanalizasyon sularıyla sulayanlar. Zehir yüklü gemileri denizlerimize, limanlarımıza, getirip para kazananlar
Haberin Devamı

