Haberin Devamı
CHP’de şu andaki sıkıntı, hafta sonu yapılacak kurultayda aday listesinin nasıl belirleneceği. Çarşaf liste ile blok liste arasındaki fark çok önemli bir fark.
Blok liste şu: Genel başkan 80 kişilik parti meclisi için seksen kişilik bir liste yapar. Tüzük gereği buna yetkisi var. Kurultaya katılan delege bu listeyi alır bakar, ya zarfa koyup sandığa atar ya da beğenmez, atmaz.
Çarşaf liste de şu: Genel başkanın belirlediği 80 kişinin yanı sıra parti meclisine girmek isteyen herkes adaylığını divan başkanlığına bildirir. Bütün bu isimlerin yer aldığı bir liste basılır. Her delege sandık başında eline listeyi alır; seçilecek kişi sayısı olan 80 isim kalacak şekilde isim çizer. Üstü çizilen gider, çizilmeyen kalır.
Çarşaf liste yönteminin daha demokratik olduğuna kuşku yoktur, çünkü isteyen, parti meclisine aday olma hakkını kullanabilir.
Fakat çarşaf listenin uzunluğu başlı başına bir derttir. Çünkü genel başkanla uyum halinde olmayan grupların temsilcilerinin yanında bireysel adaylıklar ve eğlenmek isteyen adaylar da ortaya çıkar ve “çarşaf” uzar gider.
Çarşaf listeyle oy kabinine giren delegenin işi gerçekten kolay değildir. İsimleri tek tek okur, önce “en sevmediklerini” çizer, sonra kalanları sayar, biraz daha çizer, bazen yanlış isim çizer, çıkar yeni bir listeyle tekrar içeri girer.
Blok liste bu açıdan kolaylık sağlar. Delege listenin tümüne bakar ve ya “tamam” der ya da “olmaz” der. Oylama kısa sürede yapılır, delegeler bir an önce evlerine dönebilir.
Çarşaf liste uygulamasında genel başkanın istediği listenin tam çıkması çok zordur, “liste “delinir” yani genel başkanın istemediği isimler de seçilir. Bu durumda önemli olan, istenmemiş isimlerin sayısıdır. 80 kişilik parti meclisi için 20’lik bir “delinme” büyük zorluk yaratmaz, ama “delinme” sayısı 30’u aşarsa yönetmekte güçlükler ortaya çıkar.
Blok listede ise genel başkan açısından başka bir sorun vardır. Bu yöntemde “demokrasi” sadece evet-hayır ikilemi üzerinde olduğu için ve hayır diyenler sayılmadığı için listenin hukuken onaylanmaması ihtimali yoktur. Ama kurultaya katılan delegelerin arasında blok listeye evet demiş olup oy verirken listeyi sandığa atmamış olanların sayısının genel başkanın otoritesini sarsacak bir miktara yükselmesi ihtimali de her zaman vardır.
Baykal-Sav ikilisi CHP’yi yönetirken çarşafı değil bloku tercih eder, böylece araya kimsenin sızmamasını sağlar, Sav da örgüte hâkim olduğu için listeleri büyük bir onayla çıkardı.
Baykal-Sav bu nedenle de parti içi demokrasiyi işletmemekle eleştirilirdi.
Kılıçdaroğlu ise daha önce çarşaf liste olabileceğini söylemişti. Ancak anlaşıldığı kadarıyla Genel Başkan kurultaya blok liste diye gidecek, eğer çarşaf liste için önerge verilirse de oylama yapılmak zorunda. Ve bu oylamanın sonucu (salt çoğunluk gerektirdiği için) kurultayın sonucunu da gösterebilecek.
Ama bu oylamadan Genel Başkan ve kadrosu, önceleri demokratik bulmadıkları “blok liste” için destek alırlarsa da Baykal’a yapılan eleştirilerden kurtulamayacaklar.
Kılıçdaroğlu “yeni CHP” demişti, sonradan vazgeçse de öyle demişti.
Bunu söylerken önündeki yolun bu kadar dikenli olduğunu herhalde biliyordu. Girdiği ilk ciddi siyasi sınavda, referandumda durumu “idare etti”. Şimdi kurultay sınavında hem yeni CHP’nin işaretlerini vermeye devam etmek hem de sakal-bıyık durumundan yara almadan çıkmayı başarmak zorunda.

