Çankaya duvarı

AKP ile CHP yine anlaştı, ama bu anlaşma da Çankaya duvarına çarptı. Cumhurbaşkanı Sezer, Radyo Televizyon Üst Kurulu üyeliklerinin iki parti tarafından paylaşılmasını sağlayacak yasayı da geri gönderdi

Haberin Devamı

AKP ile CHP yine anlaştı, ama bu anlaşma da Çankaya duvarına çarptı. Cumhurbaşkanı Sezer, Radyo Televizyon Üst Kurulu üyeliklerinin iki parti tarafından paylaşılmasını sağlayacak yasayı da geri gönderdi.

"Bağımsız üst kurul" sistemini Ankara hiçbir zaman istemedi, ama dışardan gelen baskılar sonucu kabul etmiş gibi göründü. Şu andaki faaliyet ise siyasetten bağımsız herhangi bir alan bırakılmamasına yöneliktir.

* İktidar sahipleri kendi alanlarının daraltılmasına direnmektedir. Muhalefet partisi CHP de kendisine tanınan "oyun alanı" ile yetinmeyi baştan kabul etmiştir. Bu nedenle RTÜK üyelerinin 6'sı iktidara 3'ü muhalefete şeklinde paylaşılması herkesi memnun etmişti.

Bu girişim de Çankaya'dan döndü. İktidar ile muhalefet alan paylaşımı üzerine anlaştığı zaman ortaya tek engel olarak Cumhurbaşkanı çıkıyor.

* CHP esasa yönelik bir muhalefet partisi olmak, halk adına demokratik ilkeleri savunmak görevini çoktan bıraktı. Tek derdi şu anki durumunu korumak. Bu da AKP'ye çok az görülmüş bir rahatlık sağlıyor.

CHP de destekleyebilir
Bu rahatlığa karşın siyasi iktidarın önünde tek muhalefet gücü olarak Cumhurbaşkanı'nın kalmış olması, sınırsız iktidar istemeye alışmış hükümetin bu makama yönelik tepkilerini biliyor.

* AKP bugün sahip olduğu Meclis çoğunluğuyla cumhurbaşkanı seçebilir, ancak cumhurbaşkanının yetkilerini kısıtlayacak anayasa değişikliklerini yapamaz.

Böyle bir girişim için mutlaka CHP'nin desteğine ihtiyacı vardır. Bu, hiç olmayacak bir durum da değil. Çünkü CHP böyle bir operasyonu kendisine göre gerekçeler üreterek destekleyebilir. Derler ki: "Yeni cumhurbaşkanını AKP seçecek, dolayısıyla hem başbakan hem de yetkili cumhurbaşkanı AKP'den olacak. Cumhurbaşkanı yetkilerinin azaltılması bundan daha iyi bir durumdur."

Böylece Tayyip Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkma tartışması da gündemden düşer ve temsili bir cumhurbaşkanının seçimiyle ilgili büyük bir kriz yaşanmaz, herkes rahat eder.

Acaba ne karşılığında
Erdoğan'ın bugünkü koşullarda Çankaya'ya çıkmayı istemesi halinde sürekli olarak "eş durumu" gündeme gelecek ve bu iddialaşma içinde kendisini de yıpratacak gerilimler yaşanacaktır.

* Yeni cumhurbaşkanının daha geniş bir toplumsal uzlaşmayı sağlayacak şekilde seçilmesi halinde de gelecek seçimi kesinlikle kazanacağına inanan AKP, 5 yıl daha aynı sorunlarla yaşayacaktır. Bu durum AKP'nin iktidar sınırlarının tescilini de beraberinde getirecektir.

O zaman ortaya çıkan seçenek, cumhurbaşkanının yetkilerinin azaltılmak ve bu makamın sadece "temsil" makamı olmasını sağlamaktır. Bunun için de CHP'nin desteği şart olduğuna göre tek sorun CHP'nin "ne karşılığında" bu oyuna destek olacağının belirlenmesi oluyor.

DİĞER YENİ YAZILAR