Konu gündemden düşmüş gibiydi, ama Cumhurbaşkanı Gül’ün ağzından tartışmaya açılmış oldu.
Ankara’da, Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte aslında Erdoğan’ın kendisinin Çankaya’ya çıkmak istediği konuşuluyor.
Bu arada iki kez, bazı vesilelerle Başbakan’ın “başkanlık sistemi”ni tartışmaya açma girişimlerinden de belli sonuçlar çıkarıldı.
Yaygın senaryoya göre, Başbakan’ın yeni anayasa için çalışmaları haziran seçim ertesine taşımasının nedeni, seçimde AKP’nin alacağı oy oranına göre Çankaya stratejisini belirlemek.
Bu “hazırlık” süresinin içinde görevdeki Cumhurbaşkanı’na eski “bir kez, yedi yıl” kuralı mı yoksa yeni “iki kez, beşer yıl” kuralının mı uygulanacağı konusu da yer alıyor.
Başbakan da, AKP’nin sözcüleri de hukukçuları da şu ana kadar bu konuda bir fikir belli etmemeye özen göstermeyi sürdürdü.
Basit hukuk mantığına göre, bu konudaki kural değişikliği Cumhurbaşkanı açısından “lehte veya aleyhte” olarak nitelenemeyeceği ve anayasa değiştirilirken bu konuda geçici bir madde eklenmediği için yeni kural uygulanmak zorundadır. Yani Gül’ün görev süresi beş yılda dolacak, eğer kendisi ister ve aday gösterilirse ikinci kez de seçilme hakkına sahip olacaktır.
2011 Haziran seçimlerinin sonucuna göre bir strateji belirlemesi beklenen Başbakan’ın, 2012’de Çankaya’ya çıkmak gibi bir hedefi varsa başkanlık sistemini ülkeye kabul ettirmesi için bir yıldan az bir süre kalıyor.
Bu bir yıl içinde, idari mantığı tümüyle değişmiş bir anayasa yapılacak, belki referanduma gidilecek ve yeni kurallara göre ülkenin en tepedeki idari yönetimi yeniden yapılanmaya başlayacaktır.
AKP’nin bile bu sürate ve böyle köklü bir değişikliğe hazır olduğunu söylemek mümkün değildir.
Kaldı ki, AKP haziranda yüzde 50 oy alsa bile, ülkenin geri kalan yarısı da bu köklü değişikliğe direnecektir.
Sistem değişikliğinin gerçekleşmesi, yani AKP’nin ve ülkenin geniş bir kesiminin değişikliğe “uyum” sağlayabilmesi için daha fazla süreye ihtiyaç duyulacaktır. Bunun için de Gül’ün görev süresinin “bir kere yedi yıl” olduğu konusunda ısrarlar başlayacaktır.
O zaman da Erdoğan’ın ve AKP’nin yeni anayasa çalışmalarını bir süre daha geciktirmesi gerekir ki bunun da ciddi siyasi sonuçları olacaktır.
Çankaya açılışı yapılmıştır, çünkü haziran seçiminin sonucu aşağı yukarı bellidir. Ama belli olmayan, Erdoğan’ın Çankaya’ya başbakan yetkilerini alarak, hatta daha yetkili olarak çıkmak istemesinin toplumda yaratacağı harekettir.

