Cahillik ve ötesi

Haberin Devamı

Türban savaşçısı kadının tarihimizle ilgili, hatta kendi ilgi alanlarıyla ilgili bilgilerinin sıfıra yakın oluşuna büyük tepki gösterildi. Bu çok doğal. Kadın ne Nene Hatun’u biliyor, ne Kurtuluş Savaşı’yla ilgili ne Anadolu tarihiyle ilgili ne de yakın tarihimizle ilgili herhangi bir bilgiye sahip.

Bir şeyler ezberlemiş, kendisine anlatılanları aklında tutmuş ve düşmüş savaş yollarına. Humeyni’yi neden sevdiğini, Atatürk’ü neden sevmediğini bile bilmiyor, anlatamıyor.

Bu kadın özel bir durum değildir, genel cahilliğin siyasal İslam tarafından nasıl kullanıldığının somut bir örneğidir.

***


Bu cahilliğin bir başka örneği de Meclis’te yaşandı. Kendi tarihinden habersiz bir küçük beyin İsmet İnönü’nün “millet düşmanı” olduğunu söyledi. Bu şahsın da Türkiye tarihiyle bir ilgisi olmadığı, yine kendisine izletilmiş kasetlerde söylenenler kadar bir küçük dünyası olduğu anlaşılıyor.

İsmet İnönü de siyasi bir kişidir. Uzun siyasi hayatında artıları da vardır eksileri de vardır. Dünyanın en karmaşık döneminde Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmiştir. İnönü’nün çeşitli icraat ve kararlarını eleştirmek mümkündür. Ama “İnönü millete düşmandır” demek için cahilliğin en alt seviyelerinde olmak gerekir.

Bu iki örnek önemli gerçekleri gösteriyor ve Türk toplumundaki bazı düşmanlıkların nasıl yaratıldığını da ortaya koyuyor.

***


Siyasal İslam iyi çalışmıştır. Üniversite düzeyinde eğitim görmüş ya da kendisini toplumu temsil etmeye hazır bulan kişileri istediği gibi “eğitmiş”tir.

Bu cahillik eğitimi siyasal İslamın ciddi başarısıdır. Bunca okul, bunca kitaba rağmen hâlâ bu toplumda böyle konuşabilenler varsa ve sayıları ciddi şekilde yükselmişse siyasal İslam gerçekten başarılı olmuştur.

Siyasal İslamın, Demirel gibi merkez sağ değerleri savunan siyasilerin korumasıyla, 12 Eylül generalleri gibi cin fikirlilerin teşvikiyle yarattığı “paralel” eğitim sistemi meyvelerini vermiştir.

***


Atatürk olmasaydı bugün Türkiye Cumhuriyeti ya yoktu ya da küçük ve ruhsuz bir Orta Doğu ülkesi olarak kalmıştı. İsmet İnönü olmasaydı, Türkiye İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı kan gölünde boğulmuş olabilirdi. Ama onları değerlendirmek, Meclis’teki küçük beyin ile türban savaşçısı cahil kadının haddine değildir.

Siyasal İslam bunları yaratmıştır ve Türk toplumunu geriliğin dehlizlerine çekmek için kullanmaktadır. Bunun yaratılmasına katkıda bulunan bütün merkez sağ siyasileri ve cahil diktatörleri kutlamak gerekir.

DİĞER YENİ YAZILAR