Büyük Temizlik

Sandık Türk siyasi hayatı nın en büyük temizliğini yaptı. Zamanında emekli olmasını bilmeyen Bülent Ecevit'i ka yıtsız şartsız eve gönderdi.

Haberin Devamı

Sandık Türk siyasi hayatı nın en büyük temizliğini yaptı. Zamanında emekli olmasını bilmeyen Bülent Eccvit'i ka yıtsız şartsız eve gönderdi. Devrini çoktan tamamlamış olan, ama hâlâ direnmeye çalı şan Necmettin Erbakarîı köyüne gönderdi. Halkın nabzını tutamayan, en karamsar dönemde seçim yolu nu açarak intihar eden Devlet Bahçeli'yi çadırına gönder di. Merkez sağın en tartışmalı li deri olarak hiçbir sözü bir diğeri ni tutmayan Tansu Çiller'i ya lısına gönderdi.
Üstüne yapışmış söylentiler den kurtulamayan Mesut Yılmaz'ı işsiz bıraktı.
Para gücüyle siyaset yapma ya çalışan Cem Uzan'ı; yemek lerini yedi, şarkıcılarını dinledi ve işine gönderdi...
Bu arada sadece etnik kö ken üzerine politika yapmaya çalışan bir partinin büyük bir ağırlığı olamayacağı da bir kez daha kanıtlandı.
Ardı ardına dizili sorular..
AKP'nin tek başına iktidar ol masıyla birlikte asıl soru işaret leri başlamıştır. Bütün iktidarlara yakın olmaya kendilerini mecbur hissedenler daha dün akşamdan "İkinci Turgut Özal dönemi başlayacak" gibi büyük laflarla yeni iktidara da hemen yaklaş maya başladılar. 1999'da MHP'nin ne kadar değiştiğini herkese anlatmakla kendini gö revli hissedenler 'AKP'nin klasik bir merkez sağ parti ol duğunu' seçimden çok önce söylemeye başlamışlardı.
Ancak soru işaretleri çoktur ve birincisi Türkiye'yi yönete cek kadroya ilişkindir. Türkiye'nin yeni başbakanı ve muhte mel hükümet üyeleri hakkında kimsenin henüz bir fikri yoktur.
Tayyip Erdoğan ilk konuş masında "herkesin hayat tar zına saygılıyız" demek gereği ni duymuştur. Bunun nedeni de bellidir, ülkenin önemli bir kesi minde AKP iktidarının belli bir "hayat tarzı"nın takipçisi ola cağına dair kuşku vardır. Bu ko nudaki sembol "türban kavgası"dır. Birbiriyle çelişen açıklamalar, "dinleyene göre" yapıl mış vaatler vardır.
Bir başka soru ekonomiye ilişkindir. Ekonominin başına ge çecek kadrolar ve AKP'nin ekonomik meselelere bakışının ay rıntıları henüz belli değildir. Ge nel olarak IMF ile yapılmış anlaş malara bağlı kalınacağı, piyasa ları rahatsız edecek herhangi bir tavır alınmayacağı tekrarlanmak tadır. Bunun ötesinde izlenecek politikalarla ya da varolan politikaların nasıl "esnetileceği" ko nusunda herhangi bir açıklık yoktur.
Ekonominin canlanması için "15 bin kilometrelik duble yol" diye bir proje tekrar edil mektedir. Ancak bunun nasıl gerçekleşeceğine ilişkin bir açık lık yoktur. Bu tür projeler bugü ne kadar genellikle yeni ikti darların yeni zenginlerini ya ratmıştır.
Ya dokunulmazlık?!
Tayyip Erdoğan son konuş malarında "milletvekili doku nulmazlığı" konusunda açık tavır almıştır. Deniz Baykal ile
ikili tartışmada da bu konunun hemen halledileceğini taahhüt etmiştir. Biliniyor ki, Erdoğan'ın yakın kadrosundan 10-11 kişi İstanbul Belediyesi' ndeki yol suzluklarla ilgili olarak yargılan maktadır ve bunların tümü şimdi milletvekili seçilmiştir.
Erdoğan ve AKP Meclis'te ilk adımı dokunulmazlık konusun da atarsa bu konuda ve yolsuz luklarla mücadele konusunda ne kadar samimi olduğunu göstere cektir.
Çok önemli bir soru daha vardır: Batı, ABD ve Avrupa Birliği, Türkiye'de radikal sağ dan gelen bir tek partinin iktida rını nasıl karşılayacaktır?
Avrupa Birliği'nin aralık orta sında yapılacak zirvesinde Türki ye konusunda olumlu bir kararın çıkmasının artık iyice güçleştiğini tahmin etmek zor değildir.
Yarın Batı'nın bütün yayın or ganlarında "siyasi İslam" kö kenli bir partinin büyük farkla se çimi kazanıp iktidar olduğu yazı lıp söylenecektir. Bu kadarı da Batı kamuoyları açısından "ye-terli"dir. Kimse daha fazla deri ne inmez, bu tek cümle üzerine karar verir.
Türk siyasi hayatında en bü yük temizlik, askeri darbelerle bi le yapılamayan bir temizlik bu seçimde gerçekleşti. Temizlik ol du ama yeniden yapılanma nasıl gerçekleşecek? Bu soru da önü müzdeki ayların tek sorusu olaracaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR