Büyük komplolar

Büyük siyasi ve toplumsal olayların ardında, kötü ya da iyi insanlar tarafından, kötü ya da iyi niyetlerle hazırlanmış komplolar olduğuna ilişkin inançlar çok yaygındır ve bu inançları haklı kılacak gerekçeler hiç de az değildir

Haberin Devamı

Büyük siyasi ve toplumsal olayların ardında, kötü ya da iyi insanlar tarafından, kötü ya da iyi niyetlerle hazırlanmış komplolar olduğuna ilişkin inançlar çok yaygındır ve bu inançları haklı kılacak gerekçeler hiç de az değildir.

En yakın örnek, şu anda dünyanın başına bela olan İslamcı terörün, Amerika tarafından Sovyetler Birliği'ne karşı kullanılmasıdır. Benzer bir şekilde, Türkiye'deki Hizbullah'ın kuruluş ve gelişmesiyle ilgili olarak aynı yönde kuşkular taşıyan görüşler vardır.
Komplo teorilerini geniş hayal güçleriyle, en iyi biçimde romancılar işlemiştir. Bunların arasında en çok okunan ikisi, Robert Ludlum ve Frederick Forsyth'tır. ikisi de son romanlarında "çok büyük" komplolar anlatmaktadırlar ve her iki romanın da temelinde gerçek komplolar bulunmaktadır.

Forsyth'ın "İntikamcı" adlı romanı gecen yıl sonunda yayınlandı. Yazar, milliyetçi Sırp katillerle Usame Bin Ladin'i bir yerlerde bağlıyor. Bu bağ tabii ki Amerikan yönetiminin içindeki "komplo severler"dir. "İntikamcı" romanında İkinci Dünya Savaşı, Vietnam, Bosna, Sırbistan, İslamcı terör, Usame Bin Ladin, Sırp haydutlar var. Romandaki her şey, bütün büyük olaylar bir şekilde birbirine bağlanıyor. Ama "asıl" komplocu, "Sovyetler'e karşı Taliban'ı destekleyen, Suudi Usame Bin Ladin'e hoşgörü gösteren, Sırp katilleri bile kullanmaktan çekinmeyen Washington" dur.

Robert Ludlum'un son romanı "Janson Talimatı" ise geçen yıl ortalarında yayınlandı. Üç yıl önce ölen Ludlum da çok sayıda siyasi best-seller'ın yazarı. Ludlum'un ölümünden sonra, yazarın aşağı yukarı tamamlamış olduğu üç kitap daha bulunduğu açıklanmıştı. "Janson Talimatı" bunlardan birincisi. Ludlum'un kitabının da bir ucunda İslamcı terör var. Ama asıl komplo, İkinci Dünya Savaşı'na kadar gidiyor ve yine Amerikan patentli.

Bomba meselesi!..
Bu arada şunu belirtelim ki, Ludlum'un kitabında Türkiye'deki İslamcı terör saldırılarına ilişkin herhangi bir öngörü bulunmamakta. Böyle bir iddiaya konu olan unsur, kitapta İslamcı teröristlerin nitrat gübreli bomba yapmalan. Aynı bombalar İstanbul saldırılarında kullanıldığı için bazıları bunu bir "öngörü" ya da "kehanet" zannetmiş. Oysa bu "gübreli" bombalar ilk kez 1993'te New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan suikast girişiminde, yine İslamcılar tarafından kullanılmıştı. Yani ilk kez Türkiye'de kullanılmadığı gibi, bu tür bombalar 1993'ten beri bilinmektedir.

Ludlum'un kitabında Türkiye aslında iki kez geçmektedir, konular ise Türkiye'den Batıya doğru yapılan uyuşturucu kaçakçılığı ve Kürt meselesidir.

Forsyth'ın kitabında ise "Türk" sözcüğü sadece, 1960'larda Almanya'ya göçmen işçi olarak ilk gidenlerin Yugoslavlar ve Türkler olduğunu söyleyen bir tek cümlede geçmektedir.

"intikamcı" ve "Janson Talimatı" arka arkaya okunduğu zaman dünyanın İkinci Dünya Savaşı'ndaki durumu ve sonrasındaki şekillenişi ile Amerika'nın dünyayı yönetme tarzının dayandığı mantığın ipuçlannı görmek mümkün.

Ama tabii ki bunlar birer roman. Bazı gerçeklerin üzerine kurulu olsalar bile, birer roman.

DİĞER YENİ YAZILAR