Aynı konu haftalardır bütün medyada tartışılıp duruyor. Aynı laflar yüzlerce kez tekrar ediliyor. Ama bu tartışmaların izlendiği de, daha hafif yayın politikası olan televizyon kanallarının bile siyasete ilgi duymalarından anlaşılıyor.
Bütün bu laf kalabalığının içinde büyük bir eşitsizlik de giderek daha bariz hale geliyor. Eşitsizlik, AKP’ye yakın görüşleri savunanlar ile AKP karşıtı olanlar ve aslında bu partinin kapatılmasını isteyenler arasında.
İsteyen “maalesef” desin, isteyen “neyse ki” desin; ama gerçek şu ki AKP’ye yakın görüşleri savunanlar açık ara önde.
Tartışmaların taraflarına bakıldığında da bu eşitsizliğin kaçınılmaz olduğu da görülüyor. AKP’ye yakın duranlar tartışılan konuyla ilgili unsurlara hâkim, derslerini çalışmışlar. Buna karşılık AKP karşıtları, o unsurlara yalapşap bile hâkim değil, derslerini de çalışmadıkları için bağırarak “müşteri memnuniyeti” yaratmaya çalışıyorlar.
Bu arada sorunlara “demokrasi” açısından bakmaya ve fikir geliştirmeye çalışanların sesleri de sert tartışmaların ardında ezilip gidiyor.
AKP’nin şiddetli karşıtları arasında, “cahil” demeyelim, çünkü biraz fazla ağır olur, “konuya hâkim olmayanlar” kendi “müşterileri” gözünde biraz daha değer kazanmak için, kulaktan dolma bilgilerle gerçekleri çarpıtmak zorunda kalıyor.
Çarpıtma, Avrupa’daki parti kapatmaları konusunda en üst noktaya çıkıyor.
* Son 50 yılda Almanya’da bir tek neo -Nazi partisi hakkında soruşturma açıldı ve parti faaliyetine devam ediyor.
Bu partinin yabancı düşmanlığı, yabancılara karşı şiddet uygulama çağrıları dolayısıyla suçlandığını unutturmaya çalışmak gibi küçük oyunlar da var işin içinde.
* İspanya’da bir tek Bask milliyetçisi ve terörle ilgilisi kanıtlanmış bir parti kapatıldı. Tekrar tekrar bunu söleyenler kendi müşterilerini memnun etmek için, bilseler dahi İspanya’daki diğer Bask milliyetçisi, Katalan milliyetçisi partilerin serbestçe faaliyet gösterdiklerini, sadece şiddetle ilişkisi kanıtlanmış olan bir tek partinin kapatılmış olduğunu söyleyemiyor.
* İtalya’da bugün yapılacak olan seçimlere katılacak olan partilerin arasında neo-faşist parti de bulunuyor.
Bu kadar açık gerçekleri, derslerini iyi çalışmadıkları için bilmeyenlerin veya bilseler de asıl dertleri kendi müşterilerini memnun etmek, bunları bilmeyenlerden “aferin” almak olduğu için söylemeyenlerin sürekli bileği bükülüyor.
Tartışmalardaki eşitsizliğe bakınca insanın aklına şu da gelmiyor değil doğrusu: Sanki AKP’nin bazı gizli güçleri harekete geçmiş ve karşılarına bu kifayetsiz, az bilgili şahısları kasıtlı olarak çıkartıyor. Böyle olsa ancak bu kadar olurdu.
Bu eşitsizlikten AKP erkânının memnun olması kaçınılmaz ama AKP karşıtlarının da kendilerine bazı soruları sormaları şart.
İşe ekranlardaki eşitsizliği sorgulamakla başlasınlar ve doğruları söyleyenlere kızmasınlar.

