Haberin Devamı
Sorunun önündeki en büyük engel, atlanması gereken eşik, yüzyıllık yanlış anlamalar ve psikolojik yığılmaydı.
Bu büyük eşik aşıldı.
Şu anda bir tek psikolojik engel var. Bu engel bütün taraflar için geçerli. Kimilerine göre en büyük Kürt isyanının lideri, kimilerine göre “teröristbaşı” olan bu engel halen “gölge”yi aşan bir konumda duruyor.
Bir açıdan bakılınca bu engelin aşılmasının da fazla zor olmayabileceği söylenebilir.
On bir yıl olacak, Öcalan’ın yakalanmasının ardından Türk kamuoyu açısından ve Öcalan’ı kendi “milli kahramanı” olarak görenler açısından iki beklenti vardı.
Türk kamuoyunun kuşkusuz ki büyük bölümü Öcalan’ın idam edilmesiyle belli bir rahatlama yaşayacaktı. Ama Öcalan asılmadı, asılmamasını MHP de onayladı ve kamuoyu bunu kabul etti.
Öcalan’ı “lider” olarak görenler de benzer beklentiler içindeydi. Bazı Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi Öcalan’ın bir kafes içinde gezdirileceğini, sonra da büyük törenle asılacağını, kurşuna dizileceğini filan bekliyorlardı. O kesimin “TC”den beklediği de gerçekleşmedi, bu ezber de bozuldu. O kadar bozuldu ki Öcalan, on yıl boyunca hücresinden dışarısıyla ileteşim kurabildi, bazı gelişmeleri etkileyebildi, mesajlar gönderdi, yayınlar yaptı.
Öcalan’ın avukatları aracılığıyla gönderdiği son mesajların, içeriği bir yana, bütün büyük gazetelerin tepesinde ve ayrıntılı olarak aktarılması bu “unsur”un varlığının kanıtıdır.
Böyle bir unsur var, çünkü ülkenin bütün kamuoyu, hangi eğilimde olursa olsun, İmralı’dan ne mesaj geleceğini merak etmiştir.
Bu mesajın içeriği çok tartışıldı, ancak genel bir bakışla, birçok tutarsız yanı olduğunu söylemek mümkündür.
En “tutarlı” yanıysa, bizzat kendi durumunun “iyileştirilmesi”yle ilgili cümledir. Böylece yüz yüze yapılmayan bir pazarlığın yolu da Öcalan tarafından açılmış oluyor.
Bunu da doğal karşılamak ve “verilenin çok küçük”, ama karşılığında “alınanın çok büyük” olacağını görmek gerekir.
Psikolojik eşiğin Türk kamuoyu tarafından aşılmış olduğunun bir başka kanıtı da CHP’nin tavrında görülüyor. CHP’nin de kendi içinde bir “açılım çalışması” yapacağını açıklaması, CHP Genel Başkanı Baykal’ın SHP Genel Sekreteri olduğu dönemde hazırlanmış “Kürt raporu”na yazdığı girişin ortaya çıkarılmış olması CHP’nin de bu eşikten geçtiği ya da geçmek üzere olduğunun göstergeleridir.
En önemli psikolojik eşiğin aşılması yolun açıldığını gösteriyor, işin gerisi siyasilerin becerisine kalıyor. Tabii kamuoyunun desteğini sürdürmesi şartıyla.

