Tam 6 yıl oldu. Dünyanın en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. On binlerce insanımızı kaybettik. Yıllarca etkisi altında yaşadık.
Yıllarca "deprem şurada olacak burada olacak" diye, "şu kadar şiddette olacak" diye konuştuk, tartıştık. Herbirimiz birer uzman oldu. Her birimiz "bilimsel" fikirlerle donandık, bunları da bol bol söyledik.
Ama asıl yapmamız gerekenleri yapmadık...
17 Ağustos felâketinin 6'ıncı yılı dolayısıyla gerçek uzmanlar tekrar uyarıyor. Ve bütün uyarılar da aynı yönde: Türkiye, İstanbul bir büyük depreme hazırlıklı değil, yapılması gerekenlerin neredeyse hiçbiri yapılmadı, sadece göstermelik işler yapıldı.
* Bunun adı toplu intihardır. Ortanın biraz üzeri büyüklükteki bir deprem İstanbul'u harabeye çevirecek. Aslında İstanbul'u harabeye çevirecek olan, on binlerce insanın ölümüne yol açacak olan deprem değil. Aymaz insanlar.
Yıllardır deprem sigortası konuşuluyor, binaların güçlendirilmesi konuşuluyor, en riskli bölgelerin boşaltılması konuşuluyor, kaçak yapılaşma konuşuluyor... Konuşuluyor da konuşuluyor...
Ve "bize bir şey olmaz" sözü ile özetlenen doğulu aymazlık ve tembelliği bütün yönleriyle görüyor, yaşıyoruz.
Korkunç özet
Elbette, bunca yıldır deprem gerçeğini görmezden gelmiş bir toplumun son felâketin üzerine "birdenbire" bilinçlenmesi kolay değil.
Ülkemizin deprem kuşağı üzerinde olduğu, uzak bir kitap cümlesi gibi hafızalarımızın en kuytu köşesinde durmaya devam ediyor. Bunca depreme, bunca can ve mal kaybına rağmen hâlâ yaşadığımız toprağın gerçeğini kavramış değiliz.
Uzmanların raporları iki gündür yayınlanıyor. Altı yıldır yayınlanıyordu. Yabancılar da geldi gitti, araştırdı. Anlattılar, uyandırmaya çalıştılar.
Ama hiçbiri bizim bilincimizi uyarmaya, beynimizi harekete geçirmeye yetmedi. İki gündür uzmanların söylediklerini, yazdıklarını görünce söylenebilecek tek bir söz kalıyor:
* Yaptığımız sadece ve sadece toplu intihardır. Sadece kendimizi değil, İstanbul gibi bir kenti de yok olmaya sürüklüyoruz.
Altı yıl önceki acı görüntülerin hiçbir işe yaramamış olduğu gibi korkunç bir gerçekle karşı karşıyayız.
Deprem karşısındaki tepkilerimiz aslında bütün olumsuz özelliklerimizin, "şehirli" olmaktaki eksiklerimizin korkunç özeti.
Gelecek kuşağa "güçlü" bir Türkiye bırakmanın yolunun büyük sözler, anlamsız böbürlenmeler olmadığını biliyoruz. Ama bu, toplu intihara razı olduğumuz gerçeğini de değiştirmiyor.
Bunun adı intihardır
Tam 6 yıl oldu. Dünyanın en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. On binlerce insanımızı kaybettik. Yıllarca etkisi altında yaşadık
Haberin Devamı

