Bunlardan her yerde var

Haberin Devamı

Konu Türkiye ile Ermenistan’ın ilişkilerinin normalleşmesi olunca, bazı siyasi figürler ortaya çıkıp bağırmaya başlıyor.

Konu Türkiye Yunanistan ilişkilerinin daha da yakın hale gelmesi, işbirliği olanaklarının artması olunca yine aynı siyasi figürler “olmaz” diye ortaya atılıyor.

Böylece sayıp gitmek mümkündür; konu değişse de bağırıp çağırmaya başlayan o siyasi figürler değişmiyor.

Bunlar, Türkiye’de de, Yunanistan’da da, Ermenistan’da da aynı figürler. Ortak özellikleri, kendilerini, sadece kendilerini milliyetçi göstermeye çalışmaları, başkalarını hep “vatanı satmak”la, “kutsal davalara ihanet etmek”le suçlamalarıdır. Aşağı yukarı aynı kelime ve kavramlarla, toplumsal gelişmenin geriye ittiği “düşmanlık” duygularını kaşıyarak, korkular yaratarak, sokağı kullanarak ayakta durmaya çalışırlar.

Bazı durumlarda “solcu” sanılanlar da küçük hesapları kafalarının ön tarafına alarak, radikal milliyetçilerle el ele tutuşmaktan çekinmez. Bunların da isimleri bellidir.

***


Bölgemizin bu vazgeçilmez ve asla vazgeçmeyen grubuna son olarak Yunanistan’dan da bir katılım oldu. Bu kişi, ana muhalefet partisi “sosyal demokrat” PASOK’un lideri Yorgo Papandreu’dur.

Bu kişi dışişleri bakanlığı yaptığı dönemde Türkiye ile Yunanistan arasındaki birçok anlamsız ve yapay olarak, yukarda andıklarımız tarafından büyütülmüş sorunun çözülmesine, birbirlerine mecbur iki ülkenin halklarının da birbirlerine daha farklı bakmasına katkıda bulundu.

O dönemde Türkiye’nin Dışişleri Bakanı İsmail Cem de Türk-Yunan ilişkilerinin, anlamsız düşmanlıklardan sıyrılması için önemli çalışmalar yapmış, Papandreu ile uyumlu bir ortam yaratmıştı.

Aynı Papandreu şu anda muhalefette; iktidar partisi Yeni Demokrasi’nin de birkaç puan önünde görünüyor. Eğer 4 Ekim’de yapılacak seçimde farkı 8-9 puana çıkarırsa tek başına hükümet olabilecek.

Bu birkaç puan için ya da 120 bin yeni oy için Türkiye’ye saldırıyor, Avrupa Birliği üyeliğinin veto edilmesini istiyor. Karamanlis hükümetinin Türkiye ile iyi ilişkileri sürdürmesinden pek hoşlanmayanlar, bu bağırış çağırıştan etkilenip Papandreu’ya dönebilir. İşte hesap bu kadar küçüktür.

***


Dışarıdan bakıldığında bu küçük hesaplar için en basit popülist üsluplarla, en radikal milliyetçi tavırları alanlar rahatlıkla görülüyor.

Bize dışarıdan bakanlar bizde olup biteni nasıl görüyorsa biz de Papandreu’yu öyle görebiliyoruz; ne yaptığını, neyin peşinde olduğunu anlayabiliyoruz.

Bunlardan her yerde var ve bu yüzden ülkeler arasında düşmanlıklar devam ediyor, insanlar birbirinden uzaklaşıyor, gelecek kuşaklara eskinin anlamsız kavgaları aynen devrediliyor.

DİĞER YENİ YAZILAR