Bunlar gaf olamaz

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan’ın hafta sonundaki iki beyanı, hele arka arkaya ve bu üslupla dile getirildiği zaman gaf olmuyor.

Her ikisi de Erdoğan’ın düşünce yapısının açık ürünleri.

Erdoğan “en az üç çocuk yapın” dedi. Çok çocuk yapmanın kaynağında dinsel kökenli bir “hayat hakkı” inanışı vardır. Bu yüzden dünyanın her tarafında, her dinden muhafazakârlar için kürtaj cinayet suçu olarak görülür.

Bu inancın devamı da “Tanrı herkesin rızkını verir” inancıdır. Tanrı herkesin rızkını veremediği için dünyada hâlâ insanlar açlıktan ölüyor.

Bir de “rızık”ın ne olduğunu düşünmek gerek. Rızık, ekmek ve soğanla yetinmek olabilir. O zaman insanlara bu telkinde bulunanlar da ekmek ve soğanla yetindiklerini göstermelidir.

***

Bugün gelişmiş dünyada eğitime başlama yaşının 4’e hatta 3’e indirilmesi konuşuluyor. Çocuklarını ilkokula göndermekte bile zorlanan bir toplumda genel eğitim düzeyinin sürekli olarak düşmesinin anlamını herhalde Başbakan hiç düşünmemiş. Üniversite kapılarına yığılan ve okuyamayan, yetersiz orta öğretimin ardından işsiz kalmaya ya da en düşük gelir düzeyinde yaşamaya mahkûm edilmiş milyonlarca genç insanın derdinden haberdar değil.

Bütün kampanya ve çabalara rağmen okula giden kız çocukları oranının hâlâ son derece düşük olduğunu da duymamış...

Evet, çocuk yapın Türk halkı. Onları çıplak ayaklarıyla sokağa salın, çünkü bu ülkenin Başbakanı onların sorumluluğunu taşımıyor, işi Tanrı’ya havale edip bırakmış.

Dünyada doğum oranının en yüksek olduğu ülkelerin, dini kuralların günlük hayatta etkili olduğu Müslüman ülkeler oluşu bir tesadüf değildir. İnanca dayalı ya da bu dünyada insanların nasıl yaşadığını umursamayan bir anlayış oralarda da geçerlidir.

***

Başbakan hızını alamadı ve afla ilgili bir veciz beyanda da bulundu. Vatandaş Başbakan’a affı soruyor, o da şu cevabı veriyor: “Katili affetme yetkisi maktulün varislerine aittir.”

Bu, Orta Çağ’da ya da şu anda dini kurallara göre yönetilen ülkelerde geçerli olan “şeriat” mantığıdır. Bu mantığa göre maktulün yakınları cezayı bizzat verme hakkına sahip oldukları gibi “kan parası” alarak katili affetme hakkına da sahiptir.

Başbakan demokratik sistemin temel mantığını oluşturan kuvvetler ayrılığı konusundan bihaber olduğunu defalarca gösterdi. Bu sözüyle de “hukuk” kavramından, “adaletin toplum adına yerine getirilmesi” kavramından, sonuçta “çağdaş hukuk”un temel kavramlarından bihaber olduğunu gösterdi.

Bunlar çok fazla konuşan ve her şeyi bildiğini zanneden bir siyasinin gafları olarak görülüp üzerinde durulmazsa arkası da gelir, hem de hiç umulmadık yollarla gelir.

DİĞER YENİ YAZILAR