Bugün “sol”

Haberin Devamı

Bu köşede dün yayınlanan “Sol ve Ergenekon” yazısına çok değişik okur tepkileri geldi. Bu tepki ve yorumlardan ortaya net olarak bir sonuç çıkıyor: Türkiye’de bugün “sol”un ne olduğu konusunda ciddi bir kargaşa var.

Solun tanımını yapmak için belki önce Ergenekon ile ilgili olarak net bir tanım yapmak gerekir.

Ergenekon, bugüne kadar gazetelere yansımış olan belgelere göre “faşist” bir örgüttür. Bu örgütün fikir babalarının ya da örgütü yönlendirenlerin kendilerini Atatürkçü ya da solcu olarak görmelerinin, göstermeye çalışmalarının hiçbir önemi yoktur, bu örgütlenme tipik bir faşist örgütlenmedir.

Kendisini “sol” ile ilişkilendiren herkesin önce bu ayrımı net olarak yapması gerekir.

***


“Sol”un bugünkü tanımında “diktatörlük” diye bir hedef kalmamıştır, tam tersine, insanın bütün haklarıyla en gelişmiş demokrasi ve refah ortamında yaşatma, insanın gelişmesi için her yatırım ve girişim hedefi bulunmaktadır.

Bunun için bütün gelişmiş demokrasilerde sol, hep “daha çok demokrasi”, “daha çok insan hakkı”, “daha güzel bir dünya” hedefleriyle siyaset yapıyor. “Daha güzel dünya”nın içinde insanın yaşadığı çevre de var, ekonomi ve yaşam standardı açısından daha dezavantajlı olan sınıf ve kesimlerin desteklenmesi de var.

Bu “daha güzel dünya”da bütün azınlık haklarının korunması da var, “etnik köken” ya da “dini inanç” gibi kıstaslarla tek bir kişinin bile eşitliğe aykırı, haksız bir muamele görmemesi de var.

İşte bu nedenlerle de solun vazgeçilmez ilkeleri arasında laiklik de vardır, ama laiklik tek ilke de değildir.

***


Bugün “sol” kavramının içinde her türlü şiddete sonuna kadar karşı olmak, hangi amaçla olursa olsun, kendisine hangi “büyük davanın askeri” sıfatını takarsa taksın her türlü terör örgütüyle mücadele etmek de vardır.

Bugünkü “sol” dünya görüşünü niteleyen elbette daha birçok mesele var. Solun taşıması gereken özellik de bütün bu konulara hep insan açısından çözüm getirme çabasıdır.

“Sol” tanımı karışınca AKP’yi “sol” görenler bile oldu. AKP, dünyaya dini referanslarla bakan bir siyasi hareketin içinden çıkmış bir siyasi partidir.

CHP de kendisini sadece AKP’nin laiklik tehdidinin karşısına konumlamış, bunun dışında sol ve demokrasi ile ilgisini koparmış bir “kadro” partisi olarak kalmayı seçmiştir.

DTP de sol değildir, çünkü etnik farklılık üzerinden siyaset yapmaktadır.

Bugün Türkiye’de toplumda etkili bir “sol” siyasi hareket yoktur. Böyle bir hareket olmadığı ve “sol” tartışılamadığı için de Ergenekon gibi meseleler kafa karışıklığı yaratmaya devam ediyor

DİĞER YENİ YAZILAR