Bu söz tutulmalıdır

Türk siyasetini yerlerde sürükleyen olaylardan biri, belki de en başta geleni, bazı kişilerin siyaseti, "siyasi dokunulmazlığı" kendilerini adaletten kurtarmak için kullanmalarıdır. Bu, bilinmeyen bir şey olmadığı gibi, son seçim öncesinde AKP sözcüleri ve bizzat Tayyip Erdoğan bu konuda en açık şekilde ve defalarca taahhütte bulundu

Haberin Devamı

Türk siyasetini yerlerde sürükleyen olaylardan biri, belki de en başta geleni, bazı kişilerin siyaseti, "siyasi dokunulmazlığı" kendilerini adaletten kurtarmak için kullanmalarıdır. Bu, bilinmeyen bir şey olmadığı gibi, son seçim öncesinde AKP sözcüleri ve bizzat Tayyip Erdoğan bu konuda en açık şekilde ve defalarca taahhütte bulundu.

Bekleyen dosyalar...
Meclis'teki son durum ise, "dokunulmazlık" bakımından hiç de iç açıcı değil.

* 115 milletvekili hakkında 194 "suç" dosyası bekliyor. Bunlardan bir bölümü "hüküm"dür, bazılarının yargılanmaları milletvekilliği sonrasına kalmıştır, bazıları hakkında ise henüz dava açılmamıştır.

* Dosyalardan 78'i AKP'li vekillere ait. Aralarında Başbakan ve bazı bakanlar da bulunuyor.

* Meclis'teki dosyaların önemli bölümü mali suçlarla ilgili. Bu durum da en azından "yakışıksız" bir hava yaratıyor...

* Siyasiler, yargı önüne çıkmamak için milletvekili olmak istiyorlar inancı ne yazık ki geride bıraktığımız dönemde oldukça yaygınlaşmıştı ve bu inancı besleyen birçok örnek de yaşanmıştı...

* Tayyip Erdoğan seçim öncesinde "Siyasilerin hiçbir fazla dokunulmazlığı olmamalıdır, siyasi görüşleri için bütün vatandaşlar dokunulmaz olmalıdır" görüşünü söyleme noktasına kadar gelmiş, ancak sonra gerilemeye başlamıştı.

* Milletvekillerinin kendileri hakkında "yargılanmaktan çekiniyorlar" duygu ve kanaatini yaratmalarının bir anlamı yok. Bu tavır, vatandaşta da "Onlar yargıdan böyle çekindiklerine göre ben ne yapayım" düşüncesini yaratır ve besler ki, bu da sonuçta adalet kavramının zedelenmesi anlamına gelir.

Günümüzde 'dokunulmazlık'
* "Milletvekili dokunulmazlığı" mantığının, milleti temsil eden kişileri, her türlü görüşü Meclis kürsüsünden ifade etmeleri konusunda cesaretlendirmek gibi bir gerekçesi vardır. Onlara denilmektedir ki, "Cesur olun, mevcut yasaları bile zorlayarak halkın fikirlerini buraya taşıyın."

Bu mantığın geçerlilik taşımasının ardında elbette halka her türlü fikrini ifade özgürlüğünün tanınmamış olması da yatmaktadır. Vatandaş söylerse suç olacak, milletvekili söylerse olmayacak. Bu, artık çok gerilerde kalmış bir mantık ve günümüzün siyasi-toplumsal özgürlükler düzeninde bu mantığın bir anlamı kalmadı.

* Milletvekili dokunulmazlığı konusunda AKP'nin iki yıl önce verdiği sözü tutması kendisine zarar vermez. Bazı milletvekilleri tepki gösterebilir ama kazanan en başta sivil siyaset kurumu olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR