Olay futboldan ibaret değildir. Bir medeniyet sınavıdır, çağdaşlık sınavıdır. Türkiye'nin ileri uygarlık sınıfında yer almasını engelleyenlerin çabalarına karşı Türkiye'nin çağdaş yüzünün kazanması gereken bir sınavıdır.
Bir haftadır futbolla yatıp futbolla kalkıyoruz. Ulusal gururumuzun okşanmasını istedik. Başarı duygusunu yaşamak istedik. Ama hiçbiri olmadı.
Neden olmadığını, nerelerde sınıfta kaldığımızı kendimiz görmeliyiz.
"Ama onlar da şöyle şöyle yaptı" demenin bu medeniyet sınavında asla bahane olamayacağını herkes bilmelidir.
* İsviçre'deki maçta İsviçreliler milli marşımızı mı ıslıkladı. Biz onların milli marşını alkışlasaydık onlara ve dünyaya gereken dersi vermiş olurduk.
* Havaalanında İsviçreli futbolcular çiçeklerle karşılansaydı onlara ve dünyaya medeniyet dersi vermiş olurduk.
Ama öyle olmadı. Bundan kimlerin sorumlu olduğunu görmek ve bunu gerçek bır sınav gibi düşünerek, bu sınavda medeniyet cephesine geçmek için her şeyi yapmak zorundayız.
Bunun ilk adımlarının neler olduğu da çok açık.
Yapılması gerekenler belli
Havaalanındaki o ilk kabalığın yapılması için talimat verenler toplum önünde açıklanmalı ve uyarılmalıdır.
İsviçreli futbolcuları Almanca küfürler yazılı parkartlar ve yumurtalarla karşılamayı kim örgütlediyse o kişi ya da kişiler ortaya çıkarılmalı ve "vatan haini" olarak teşhir edilmelidir.
İsviçreli futbolcular maçın sonunda korku içinde kaçarken çelme taktığı açıkça belli olan ve sonraki olayları başlatan antrenör yardımcısının görevine hemen son verilmelidir. Aslında buna gerek bile yok. Bu kişi, üstelik futbolculuğunda centilmenliği ile tanınmış olan bu kişi önce olayı yalanladı, sonra görüntüler ortaya çıkınca yarım ağızla kabullenmek zorunda kaldı. Bu duruma düşen bir kişinin, görevden alınmasını beklemeden istifa etmesi gerekir.
Her önemli maçta olay çıkaran, son maçta da koşup İsviçrelilere girişen futbolcu kamuoyu önüne çıkıp bütün Türk halkından, asıl Türk halkından özür dilemelidir.
Bir haftadır beyanatlarıyla ortamı, seyirciyi ve futbolcuları geren kişiler, bir federasyon yetkilisi ile milli takımlar baş antrenörüdür. Her ikisi de kendi kararlarıyla görevlerini bırakmalı ve Türk halkını, Türkiye'yi zor durumda bıraktıkları ve üzdükleri için özür dilemeli ve bir daha spor dünyasında görünmemelidirler.
Konu futboldur. Ama ardındaki asıl mesele medeniyettir ve Türkiye bu sınavdan başarıyla çıkmak zorundadır.
Bu sınavı geçmeliyiz
Olay futboldan ibaret değildir. Bir medeniyet sınavıdır, çağdaşlık sınavıdır. Türkiye'nin ileri uygarlık sınıfında yer almasını engelleyenlerin çabalarına karşı Türkiye'nin çağdaş yüzünün kazanması gereken bir sınavıdır
Haberin Devamı

