Demokrat Parti’nin son döneminde ülke tümüyle ikiye bölünmüştü. Köylerde bile “demokratlar”ın kahvesi ayrıydı, “halkçılar”ın kahvesi ayrıydı. Bu bölünmenin yarattığı öfkeler yüzünden asılanlar oldu ve ülkenin yarısı onlar asıldığı gün bayram yaptı.
Bugün, o günlerin yanlışlıklarına bakarken, “demokrasi acemiliği” diye bir gerekçe buluyoruz. Çok partili demokrasiye yeni geçmiştik, siyasiler de halk da oyunun nasıl oynanması gerektiğini bilmiyordu diyoruz, yaygın olarak.
Aradan yarım yüzyıl geçti. Yine toplumdaki öfke dalgaları insanları bir uçtan bir uca savurup duruyor. Siyasi yorumlara, değerlendirmelere gelen okur tepkilerinin bazılarına bakınca korkmamak elde değil. Ağız dolusu ağır hakarete ve küfre maruz kalmayan yazı olmuyor.
Yarım yüzyıl geçti, ama bu yarım yüzyıl içinde hep “düşmanlar”, “hainler”, “satılmışlar” edebiyatlarıyla yaşadık, birileri kendisi gibi düşünmeyenleri ya da kendi taraflarında olmayanları böyle nitelemeye alıştı.
Uzun yıllar boyunca “düşman” ve “hain” olmak için solcu düşüncelere sahip olmak yeterliydi. Bu “hainler”in toplantılarını basmak, onları dövmek, öldürmek doğaldı, çünkü onlar “düşman için çalışan hainler”di.
Şu anda öfke dalgalarının en yaygınına hedef olmak için, örneğin son anayasa değişikliğinin demokratik cumhuriyet ilkelerini zedelemeyeceğini söylemek yeterli.
Baykal’ın siyaset ve sol anlayışını, politikalarını eleştirmek de yıllar boyunca “AKP uşağı”, “satılmış”, “dönek” sıfatlarının yağmur gibi gelmesine yol açıyordu. Baykal gitti, ama o hakaretleri yağdıranlar, öfkelendikleri eleştiri ve tespitlerin yerinde olduğunu kabul etmek bir yana, biraz olsun düşünmeden hakaret ve küfürlere devam ediyorlar.
Demokratik bir seçim yapılmasının üzerinden 60 yıl geçti, ama hâlâ o sandıkta kendi istediği yönde oy kullanmayanları “hain” görme alışkanlığı değişmedi. Yaşanan bunca olaydan, dökülen kan ve çekilen acıların ardından hâlâ böyle büyük öfkelerle yaşanabilmesini anlamak gerçekten zor.
Öfke, düşünmeyi, anlamaya çalışmayı ve tartışmayı imkânsız kılar ve öfke sahibinin hayatını bir anlamda kolaylaştırır, ama öfke sahiplerinin içinde yaşadıkları toplumların hayatını zorlaştırır.

