Haberin Devamı
Seçim öncesinde koalisyon yapacaklarından bile söz edilmiş olan radikal milliyetçi MHP ile sıfatı iyice belirsiz CHP yine aynı frekansta buluştu.
Baykal ile Bahçeli’nin ortak görüşü şu: “Türk ordusu Kuzey Irak’a girmişken daha çok kalmalı ve tam temizlik yapmalıydı...”
İkisi de “tam temizlik”ten ne anladıklarını söylemiyor ama bölgedeki bütün PKK’lıların öldürülmesini, Kandil Dağı’nın da altüst edilmesini istediklerini düşünebiliriz.
Altı bin kişinin öldürülmesinin anlamını kavramamış olabilirler, ama önlerine bir harita koyup Kandil Dağı’nın yerine bakabilirler. Eğer biraz daha zahmet ederlerse bu çapta bir operasyon için geçilecek dağları da bazı internet sitelerinde kendi gözleriyle görebilirler.
Baykal ile Bahçeli, askeri açıdan Türk Genelkurmayı’ndan daha bilgili ve daha ehil olduklarını düşünüyorlarsa, bu onların sorunudur. Ama çok bağırıp, boğazlarını yırtarcasına attıkları nutuklarla bu sorunlarını ortaya vururlarken onlara herhalde en başta bu operasyonun gerçek sorumluluğunu taşıyan askerler gülüyordur.
Radikal milliyetçi ve kimliği belirsiz kardeşlerin sürekli olarak üzerinde durarak kamuoyunu inandırmaya çalıştıkları bir konu da ABD’nin rolü.
Bunlara göre, AKP hükümeti Amerikan baskısına boyun eğdiği için operasyon erken bitirilmiş, Genelkurmay Başkanı da bu konuda hükümetle aynı paralele düşmüştür.
Bir devletin kendi sınırlarının ötesinde askeri operasyon yapmasının, eğer daha büyük çatışmalar ve savaş göze alınmıyorsa, bazı uzlaşmalara ve pazarlıklara dayanması kaçınılmazdır.
Bunların hepsinin ABD ile yapılmış olması muhtemeldir, hatta Bağdat ve Kuzey Irak Kürt yönetimiyle yapılmış olması da muhtemeldir. Baykal da iktidar olduğu dönemlerde buna benzer birçok pazarlığa en azından tanık olmuştur. Bahçeli ise Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesi pazarlığının bizzat içinde olmuştur.
ABD Başkanı’nın ve Savunma Bakanı’nın biraz “yukardan” ifadelerle Türkiye’nin bir an önce Kuzey Irak’tan çıkmasını istemelerine tepki göstermek ayrı bir konudur, “Kuzey Irak’a hiçbir pazarlık yapmadan girelim, gerekirse Amerikan askerleriyle de çatışalım” demek çok daha farklı bir şeydir.
Baykal-Bahçeli ortaklığının bu kadar öfkeli olmasının nedeni halkın bir kesiminden birkaç alkış almak olabilir. Ama bu öfkenin içine Türk Genelkurmayı’nı da bu kadar ağır deyimlerle katmak için başka bir ruh hali gerekir.
Baykal ile Bahçeli’nin böylesi bir savaşseverlikte buluşmuş olmasının üzerinde de ayrıca durulmalıdır.

