Bu ne iştir Necdet?

Gazetelerin "mutfağı" olan yazı işlerini okuyucu çok az bilir. Yazarların isimleri, resimleri çıkar, muhabirlerin isimleri bazen de resimleri çıkar.

Haberin Devamı

Gazetelerin "mutfağı" olan yazı işlerini okuyucu çok az bilir. Yazarların isimleri, resimleri çıkar, muhabirlerin isimleri bazen de resimleri çıkar. Mutfaktakiler hep "isimsiz" ve "resimsiz"dir.
Onların isimlerinin ve resimlerinin çıkması için çok "özel" durumlar gerekir. Zamansız ve anlamsız ölüm de bir özel durumdur. Necdet Saraç'ın ismi ve resmini okuyucu böyle görecek.
Necdet, şaşırtıcı bir gelişme olduğunda, öncesini ve ayrıntısını bilmediği olaylarda "Bu ne iştir patron?" diye sorardı.
"Bu ne iştir Necdet?" diye biz şimdi ona soruyoruz.
Bu ne iştir Necdet, dünyanın bu saatinde milyonda belki milyarda bir ihtimal neden senin başına geldi?

Son büyük keyfi...
Necdet Saraç ile Cumhuriyet'te tanıştık. O çok gençti. Ciddiyeti, işi kavraması, birikimiyle hemen ayırt ediliyordu.
Hep iyi bir okur, nitelikli bir aydın, çalışkan bir gazeteci oldu. Bilmediğini bilirmiş gibi yapan "yarım'lardan değildi.
Davudi sesiyle sert tartışmalar yapması, tanımayanların çekinmesine yol açar ama tanıdıkça asıl niteliğinin dost canlılığı olduğunu görürlerdi.
Cumhuriyetten sonra Sabah'taydık. Necdet yine yazı işlerinin dev karıncasıydı.
Sonra Yeni Yüzyı/'ın kurulması ve gelişmesinde hep birlikte çalıştık. Kerem, İsmet, Gürsel, Bilal, Haşmet, Aytekin, Ali ve halen bulundukları her yerde en iyi gazeteciler olarak çalışmaya devam eden bütün arkadaşlarımızla...
Yeni Yüzyıl'in "siyaset" alanında fark yaratmasının mutfaktaki gizli mimarı Necdet oldu.
Vatan örgütlenirken siyaset sayfalarının yönetimi için Necdet'i aradık. "Tamamdır, padre padrone" dedi ve geldi.
4 Kasım tarihli Vatan'in seçim sayfalarının bütün gazetelerden çok daha iyi olması son büyük keyfiydi. "Necdet farkını koydun" diyenlere gözleri parlayarak keyifli kahkahalarla cevap veriyordu.

Şairin dediği gibi...
Necdet ile artık kitap tartışamayacağız... Türk ve dünya siyasetinin binbir ayrıntısı üzerinde keyifli ve eğitici gezintiler yapamayacağız... "Birkaç yüz gram ver formuna kavuş" diye dalga geçemeyeceğiz...
Necdet, ilk gençlik ve gazetecilik anılarımı yazmam için çok ısrar ederdi. Sonuçta teybi açıp ikimiz konuşarak bunu yapmaya karar vermiştik. Ama artık teybi açıp iki yanına oturamayacağız...
Bir şair demişti ki:
Bütün ölümler erkendir.

DİĞER YENİ YAZILAR