Haberin Devamı
Hollywood son yirmi yıldır birçok filmde “zenci başkan” hayal etti. Ama Hollywood da bu olasılığı “hayal” faslında gördüğü için hayali başkanların çoğunun başına bir işler geliyor, öldürülüyorlar ya da perişan oluyorlardı.
Amerikan toplumu hâlâ ırkçılıktan tam olarak arınmış bir toplum değil, hâlâ ırk ayırımcılığının tortularıyla yaşayan bir toplum. Bunu görmek için büyük sosyolojik araştırmalar okumaya da gerek yok, doğru dürüst Amerikan filmlerinin birçoğunda bu tortuların varlığını görmek mümkün.
Obama’yı bütün kamuoyu araştırmaları seçime iki gün kala galip ilan etti. Ama “kalbi demokrat, beyni cumhuriyetçi” Amerikan toplumunun bir zenci başkanı kaldırıp kaldıramayacağı hâlâ belli değil.
Bizim coğrafyadan bakınca, Obama’nın başkan olması durumunda Türkiye’yi yakından ilgilendirecek gelişmelere hazırlıklı olmak gerekiyor.
En önemlisi, Obama’nın Irak’taki Amerikan askerlerini çok daha hızlı geri çekme vaadidir. Bu, Irak’ın parçalanmasının, belki de çok kanlı olabilecek bir parçalanmanın vadesinin yakına alınması demektir.
Petrol paralarını paylaşırken kendi aralarında anlaşmaları aşırı zor olacak Sünni Araplar, Şii Araplar ve Kürtler büyük olasılıkla paylaşımı savaşla yapacaklardır, alışkanlıkları budur.
Parçalanmayla Kuzey Irak’ın Kürdistan olarak uluslararası anlamda tescili de yakınlaşmış olacaktır. Bu, Ankara açısından ciddi bir zorluk anlamına geliyor, çünkü Ankara bu meselede uzun vadeli bir politika uygulamakta henüz zorlanıyor.
Obama’nın Başkan olması durumunda, Clinton döneminde yaşanan “insan haklarına saygı” dalgasının tekrar dünyaya yayılması bekleniyor. Bu dalga yayıldıkça da hâlâ işkenceyle insan öldürülen bir ülke olarak, üzerimize çevrilen dikkatler dolayısıyla etkilenmemiz kaçınılmaz olacaktır.
Obama, seçim öncesinde 1915 olaylarını Ermeni soykırımı olarak tanıyacağı vaadinde bulundu. Bu da Türk Dışişleri’nin ve Amerika’daki yakın lobilerin yine fazla mesai yapacağı anlamına geliyor.
Eğer Obama vaadini yerine getirir ve ABD 1915’i resmen soykırım olarak tanırsa, Türkiye açısından yine olayları hızlandırmış olacaktır.
Türkiye’de kimse aslında bu meselenin de yanlış politikalar sonucu “kaybedildiğini” görmeye yanaşmıyor. Uyduruk kulislerle, arada bir de tehditlerle bu mesele bir ölçüde ertelendi. Ama sadece “ertelendi”, kazanılmadı.
Obama ile birlikte Türkiye de biraz daha hızlı yaşayacaktır, Bunu da bir açıdan “hayırlı” bulmak, gerçeklere göre yeni politikalar üretilmesine yardımcı olabilir.

