Bu kavganın amacı nedir?

Haberin Devamı

Davos gösterisi Tayyip Erdoğan’a İslam dünyasında bir sempati kazandırmıştı. Tabii ki o İslam dünyası için bu gösterinin Türkiye’ye faydası mı oldu, zararı mı oldu, diye düşünme zorunluluğu yok. NATO’daki “kavga”nın bir tarafında da yine İslam dünyasına yönelik bir gösteri unsuru olduğu kuşkusuz.

Danimarka Başbakanı Rasmussen’in NATO Genel Sekreteri olmasına karşı çıkılırken iki gerekçe gösterilmişti: Roj TV konusundaki hassasiyetimizi anlamadı ve bu televizyonu kapatmadı; peygamber karikatürleri tartışmasında da bunların ifade özgürlüğü içinde olduğunu söyleyerek İslam dünyasını rencide etti.

Avrupa’da başbakanların televizyon kapatmalarının mümkün olmadığını AKP hükümetine kimse anlatamadı.

İkinci gerekçenin siyasi temeli de Afganistan konusuydu. NATO Afganistan’da daha etkili olacak ve radikal İslam ile daha fazla karşı karşıya kalacaktır, bu hassas dönemde “Peygambere saygı göstermemiş” bir kişinin NATO’nun başında olması sorun yaratacaktır.

Gerekçenin “yazılmış hali” buydu.

Sonunda ne oldu, Rasmussen NATO Genel Sekreteri oldu. Buna karşılık AKP kaynaklarından sızdırılan bilgilere göre Rasmussen İslam dünyasından özür dileyecek. Ayrıca hem NATO’da hem Afganistan’da Türkiye daha üst düzeyde temsil edilecek.

***


NATO genel sekreter yardımcılarından birinin Türk olması elbette iyidir. Ancak Afganistan’da daha ileri düzeyde sorumluluk almanın gerekçesini AKP hükümeti açıklamalıdır. Eğer bu yolla, NATO ile Afganistan’daki İslamcılar arasında daha farklı bir işlev öngörülüyorsa o da açıklanmalıdır. Çünkü bu, ileride Türkiye’nin başına çok büyük sorunlar açabilecek bir meseledir.

NATO’nun yeni genel sekreteri Rasmussen’in özür dileme şeklinin radikal İslamcı dünyada ne kadar etkili olacağını göreceğiz. Ama herhalde “Ben ettim siz etmeyin” diyecek değildir, olsa olsa “ifade özgürlüğünü kullananların başkalarının hassasiyetlerine karşı daha özenli olması gerektiğini” söyleyecektir. “Bu karikatürleri çizenleri sizin istediğiniz gibi hapse atıp öldürtmediğim için pişmanım” demeyecektir.

***


Tayyip Erdoğan’ın “İsrail Cumhurbaşkanı’nı azarlamış” ve “Danimarka Başbakanı’na özür diletmiş” bir Müslüman olarak dünyanın doğusunda bulduğu sempati daha da yükselebilir.

Tayyip Erdoğan, NATO tarihinde ilk kez ilkeler değil “şahıslar” üzerinden kriz çıkartmış politikacı oldu.

Dışardan bakanlar bundan sonra ancak, Davos ile bu krizdeki tavrını yan yana koyup Erdoğan’ın başka önemli konularda nasıl kriz çıkarabileceğini hesaplamaya çalışacaklardır.

Çünkü NATO krizine bir başka açıdan bakıldığı zaman şu sorunun cevabını da düşünmek gerekiyor: Eğer Erdoğan’ın vetosuna rağmen Rasmussen genel sekreter ilan edilseydi, Türkiye NATO’dan ayrılacak mıydı?

Ayrıca, Davos ve NATO yan yana konulup AKP hükümetinin dış politikayla ilgili gizli gündemi var mı, bunun ardından başka hangi krizler gelecek soruları da sorulacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR