Bazı davranışlar vardır. Bunlara "ayıp" demek bile az kalır. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı'nın silahlı çatışmada ölen bir PKK'lının evine taziye ziyareti de "ayıptan öte" bir davranıştır.
Türkiye'de "Kürt sorunu"nun demokrasi dışı yollarla çözümlenmesinin mümkün olamayacağı uzun zamandır görülüyor.
* Türkiye, sadece Kürt kökenli vatandaşlar değil bütün Türk vatandaşları için daha ileri bir demokrasiye ulaşma yolunda ilerleyecek, "Kürt sorunu" da bu süreçte çözülecektir.
* Bu sürecin sağlıklı yaşanması için birinci koşul da "silahların bırakılması"dır.
Halen birkaç bin genç insan, silahları bırakma konusunda mütereddit davranmakta, bazı geri kafalıların etkisinden kurtulamamaktadır.
Sorumlu insanların, başta Kürt kökenli vatandaşlar ve en başta o vatandaşlarımızı temsil ettiklerini iddia edenlerin ilk hedefleri "silahlı dönemin sonu"nu ilan etmek olmalıdır. Bu zorunludur.
Başkan özür dilemeli
Türkiye'de yirmi yıl önce "Kürt" kelimesini kullanmak bile güçtü. Şimdi Kürtçe kursları açıldı, Kürtçe kitap ve kaset yayınlanıyor, serbestçe satılıyor, radyo ve televizyon yayını TRT ile başladı ve kısa bir süre sonra çok daha ileri gidebilecek.
* Bu süreç başlamışken tekrar silahların çıkarılması ve silahları çıkaranları teşvik etmek en başta Kürt kökenli vatandaşlara yapılan bir kötülüktür.
Çünkü yine genç insanlar ölecek ama silahla yine herhangi bir yere ulaşılamayacaktır. Tam tersine, demokrasi sürecine engel olmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürülecektir.
Türkiye'yi tekrar bir iç savaş ortamına sokmak, en başta Güneydoğu illerindeki her türlü ekonomik gelişmenin durması anlamına gelir. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde yine zaman kaybetmesi anlamına gelir.
* Şu anda tekrar ellerine silah alanlar ve onları teşvik edenler iyi düşünmek durumundadırlar. Bazılarının iyi düşünmedikleri, verecekleri zararın hesabını tam yapamadıkları ortada.
Diyarbakır Belediye Başkanı, ayıbı için bütün Türk halkından özür dilemek ve gerçekten silahların susmasını istediğini söylemekle yükümlüdür.
* Diyarbakır, Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük bir ilidir ve bu ilin Belediye Başkanı bu ülkenin çocuklarının birbirlerini öldürmesini destekleyemez.
Eğer Kürt kökenli vatandaşlarımızı hem yerel yönetimlerde hem de merkezde bu kafa temsil etmeye devam ederse "barış" ve "huzur"un tekrar çok uzağına düşeriz. Hep birlikte.
Bu kafayla 'barış' olur mu?
Bazı davranışlar vardır. Bunlara "ayıp" demek bile az kalır. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı'nın silahlı çatışmada ölen bir PKK'lının evine taziye ziyareti de "ayıptan öte" bir davranıştır
Haberin Devamı

