Bu kadarı ayıba girer

Haberin Devamı

CHP Genel Başkanı’nın dünkü konuşmasından söz ediyoruz. Baykal bir kez daha kendini aştı.

Konuşmasına ağır bir “ayıp”la başladı: Ergenekon’da son olarak gözaltına alınan üst düzey emekli subaylar Genelkurmay Başkanı’nın gösterdiği tepki üzerine salınmıştı. Bunun doğru olup olmaması çok önemli değil, önemli ve şiddetle ayıp olan, Baykal’ın buna sevinmesi ve hükümeti bu iddia üzerinden sıkıştırmaya kalkmasıdır.

Baykal Türkiye’nin gerçek bir demokrasiye gideceğine o kadar inanmıyor ki, sağda solda çıkan silah depolarının önemi olmadığı söylüyor.

Baykal kendi sözleriyle “çetelerin hep varolduğunu, bundan sonra da varolacağını” ifade etti. Bu suç çetelerinin temizleneceğine inanmayan bir siyasi, kendi ülkesine, kendi yargısına güvenmeyen, kendisine güvenmeyen bir şahıstan ibarettir.

Baykal silah depolarını “küçümseme”ye çalışırken birkaç kez “o silahları oraya kim koydu, ne zaman koydu, neden koydu” diye soruyor, “şahsen mi, örgüt olarak mı” diye ekleyerek de insanlarda başka kuşkular uyandırmaya çalışıyor. Bu kadar ayıp olur mu?

***


Baykal Susurluk’a karşı mücadele verdiğini, bu yüzden hükümetten ayrıldığını söylüyor. Öyle mi, kim duymuş?

İsteyen o günlerin 1996, 1997, 1998 yıllarının gazete arşivlerine girer ve Baykal’ın hükümetten ne zaman, nasıl, hangi gerekçelerle ayrıldığını öğrenir. Ayıp oluyor Baykal Bey.

CHP Genel Başkanı, Ergenekon örgütünün varlığını gösterecek bir kanıt olmadığını bir kez daha söylüyor. Baykal Bey, davalar bunun için görülür; hakkında iddialar bulunanlar yargılanır, suçlularla suçsuzlar ayıklanır. Ama daha davanın bu aşamasında, hele birkaç gündür ortaya çıkan silah depolarıyla ülke sarsılmışken bu konuşmayı yapmak katmerli ayıptır.

Deniz Baykal, Deniz Feneri gibi yolsuzlukların bu olaylardan daha önemli olduğunu düşünüyor ve söylüyor. Baykal Bey, tabii ki yolsuzluklar çok önemlidir, partinizin önemli bir belediye başkanı için daha yeni kendiniz suç duyurusunda bulundunuz. Ama “Ergenekon’u bırakın yolsuzuklara bakın” demenin ne kadar ayıp olduğunun, çünkü bu cümleyle silah depolarının, faili meçhul cinayetlerin, Hrant Dink’in katillerinin, Danıştay katillerinin savunmasını yapıyor olduğunuzun farkında mısınız?

***


Baykal Bey, Avrupa Birliği’yle “müzakerelerin açık uçlu oluşuna” da değindi. Doğrudur, çünkü ülkemizde hâlâ toprak altından silah depoları çıkıyor, çoluk çocuk öldüren suikastlar yapılıyor ve bunların ortaya çıkmasını istemeyen Baykal’lar bulunuyor. Adamlar sizden korkuyor, sizin oraya taşıyabileceğiniz geriliklerden korkuyor Baykal Bey.

Deniz Baykal, dönemin Genelkurmay Başkanı’nın bile doğru dediği belgelere “yalan” demişti, bugün silah depolarını önemsiz göstermesine, çetelerin üstesinden gelinemeyeceğini söylemesine, faili meçhul cinayetlerin aydınlanmasını istememesine de şaşmamak gerekiyor.

Baykal Bey, sürekli kendini aşıyor ve “sol”u iğdiş etme, ülkeyi solsuz bırakma görevini başarıyla sürdürüyor.

DİĞER YENİ YAZILAR