Amerikan yönetimi Irak'a saldırdı. Saddam Hüseyin'in Bağdat'taki dev heykeli devrilirken sevinç gösterileri yapanların sayısı yüze bile ulaşmıyordu.
Bush yönetimi Pandora'nın kutusunu açtı. Kutunun içinden Arap milliyetçiliği, radikal İslam, Şii fanatizmi ve Kürt milliyetçiliği çıktı.
Irak'ta dün seçim yapıldı. "Ilımlı" olarak nitelenen ancak Amerikan işgaline sıcak bakmayan Sünni Araplar da seçime katıldı. Ama herkes seçime kendi "milli" ve "dini" bayrağı altında katıldı.
Irak'ı dağıtan Bush geçen günlerde iki itirafta bulundu. Birincisi görece masum bir itiraf: ABD Başkanı Irak'ın petrol gelirinin tahmin ettiği kadar olmadığını söyledi.
Bunun tercümesi belli:
"Petrol gelirini bölüştürürek grupları sakinleştirmek istiyoruz, ama ortadaki gelir yeterli olmuyor..."
Bush'un ikinci itirafı ise ilki kadar masum değil: "Saddam Hüseyin'in kitle imha silahlarına sahip olduğuna ilişkin istihbarat yanlış çıktı..."
Bunun tercümesi de şudur:
"Irak'a saldırı için kullandığımız birinci gerekçenin hiçbir geçerliliği yoktur..."
Hâlâ zaman var
Dünyanın en güçlü insanı, halen her gün onlarca cana malolan bir savaşı yanlış istihbarat üzerine başlattığını açıklıyor.
Bu itiraf, siyasi tarihin en büyük skandallarından biri olarak tarih kitaplarında yerini alacaktır.
* ABD Başkanı, her gün aldığı kararlarla dünya üzerinde yaşayan 6 milyarı aşkın insanın hayatlarını doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak etkilemektedir.
Ve bu kişi, bütün Ortadoğu'nun düzenini değiştirecek bir savaşı başlatma kararını yanlış bir bilgiye dayanarak vermiştir.
Irak'ın "birlik ve bütünlüğü" bazıları için bir hayaldir, bazıları için ise ağır bir yalan.
Irak'ı oluşturan etnik ve dinsel unsurların bundan sonra birlikte yaşamaları için ortada fazla bir neden kalmamıştır. Şu andaki mücadele konusu, bu bölüşüm sürecinin daha yumuşak olması ve petrol gelirlerinin ileride daha büyük çatışmalara yol açmayacak şekilde bölünmesi.
Ankara'nın Irak ve Kuzey Irak politikalarına bugüne kadar egemen olan asıl unsurlar Bağımsız Kürdistan meselesi, Kuzey Irak'taki PKK varlığı ve Kürt bölgesindeki Türkmenlerin haklarının korunması olmuştur.
Türkiye'nin hemen yanıbaşındaki bu oluşumlara daha büyük bir çerçeveden bakabilmesi ve oyunun içinde başrollerde olması için hâlâ zaman vardır.
Bu kadar kolay mı?
Amerikan yönetimi Irak'a saldırdı. Saddam Hüseyin'in Bağdat'taki dev heykeli devrilirken sevinç gösterileri yapanların sayısı yüze bile ulaşmıyordu
Haberin Devamı

