Bu gezinin amacı nedir?

Haberin Devamı



Tayyip Erdoğan yeni yıla kendi kendisine verdiği bir görevle girecek. Yılın son günü ve yeni yılın ilk günü dört Arap ülkesini, Filistin meselesiyle ilgili olarak bir arabulucu gibi dolaşacak.

Başbakan, İsrail saldırısının hemen ardından en duygusal tepkiyi vermişti. Tabii bunu yapabilir. Ancak kısa bir süre önce Ankara’ya gelen İsrail Başbakanı’nın bu saldırının olacağını Erdoğan’a söylediği de ortaya çıktı.

Bunu herhalde “vuracağız öldüreceğiz” şeklinde değil, diplomatik dünyanın diliyle söylemiştir. Acaba Erdoğan bu mesajı almamış mıdır? İsrail basınında bile, Hamas’ın ateşkesi sona erdirmesi halinde İsrail’in en sert tepkiyi vereceğine ilişkin haberler yer aldığına göre Erdoğan bunu bilmekle yükümlüdür.

***


İsrail saldırısına dünyadan, hatta Arap ülkelerinden bile gayet “ölçülü” tepki gösterilir ve üstelik gösterilen tepkinin Hamas’ı destekleme görüntüsü vermemesine dikkat edilirken Erdoğan’ın ortaya atılmasının bir fayda sağlaması oldukça kuşkulu görünüyor.

Erdoğan’ın gideceği Arap ülkeleri zaten taraf olan ülkeler. Dördü de Filistinlilerin tarafındadır, ama İran ile yakın olan Hamas’a mesafelidirler. Ayrıca sorunun diğer tarafı olan İsrail ile ilişki kurulmaksızın da “arabuluculuk” söz konusu olamayacaktır.

Bu durumda Başbakan’ın telaşlı gezisinin “ben buradayım ey İslam dünyası” demenin ötesinde bir anlam ve faydası olmayacağı da bellidir.

Bu gezinin amacı eğer Gazze’ye insani yardımsa, bunun için Başbakan’ın böyle bir geziye çıkmasının anlamı yoktur, çünkü bu daha alt düzeyde görüşülüp çözülebilecek bir konudur.

***


Filistin’de 60 yıldır çok kan döküldü. Olayın bir tarafında Hamas diğer tarafında da İsrailli şahinler olduğu sürece daha çok kan dökülecek, daha çok acılar yaşanacaktır.

Bu sorunun çözümüne, barışa katkıda bulunmak isteyenlerin, böyle bir gücü olanların, aşırı duygusal tepkilerin ve telaşla çıkılmış gezilerin bir faydası olmayacağını da görmeleri gerekir.

Başbakan’ın gezisinin içeriye ve çevre ülkelere yönelik politik bir gösteri olmaktan öteye bir anlam taşımayacağını savunanlar haklı görünüyor. Erdoğan “İslam dünyasının lideri” olma hevesini daha önce de gösterdi, ama bu imajı kazanmaya yönelik gösterişli hareketlerin Türkiye’nin diplomatik gücüne katkıda bulunması da zordur.

*****


Giden yılın son gününde yine acılarla birlikte olduk. 2009’un daha iyi geçmesini dileyerek bütün okurlarımızın yeni yılını kutlarız.

DİĞER YENİ YAZILAR