Bu da kitap mektubu

Haberin Devamı

Son zamanlarda “Başbakan’a mektup” başlığı altında yazı yazarak önerilerde bulunmak pek moda oldu.

Bu modaya uyarak biz de ona ve müstakbel kültür bakanına çok açık isteklerde bulunan bir “mektup” yazıyoruz.

Konumuz kitap.

Sadece kitabın değil; gazetelerin, dergilerin de çok az okunduğu, az satıldığı bir ülkede yaşıyoruz.

Bazen bizdeki gazete satışlarının hiç de fena olmadığına ilişkin “tahliller” yayınlanır. Bu tahlillerde eksik olan, bizdeki gazete ve dergi satış fiyatlarının dışarıdaki örneklerine göre “komik” düzeyde olduğudur. Aynı girdileri aynı fiyata kullanan, aynı vergileri ödeyen süreli yayınlar, dışarıya göre dörtte bir, beşte bir düşük fiyatla satılıyor.

***

Az kitap okunduğuna ilişkin her konuşmanın “olmazsa olmaz”ı “kitaplar pahalı” lafıdır.

Bizim önerimiz şu: Hükümet kitaptan ve her türlü süreli yayından alınan KDV’yi sıfırlasın. Böylece fiyatları düşük tutmanın ya da düşürmenin bir ekonomik mantığı oluşabilsin. Böylece yayın kuruluşları bu kaynakları ya daha düşük fiyatlar için kullanır ya da okuru çekecek faaliyetlere yatırır.

Kitap ve her türlü yayının üretimini teşvik edecek bir önlem de teliflerden alınan verginin yüzde 1’e indirilmesidir. Böylece yazı yazanlar daha çok üretecek, yayın kuruluşlarının üzerindeki yük azalacağı için bu düzenleme yine okurun lehine ve okuru teşvik faaliyetlerine kaynak yaratacaktır.

***

Yerel yönetimlerin büyük çoğunluğu AKP’nin elinde. Hükümet bütün bu belediyelere mutlaka kitaplık kurmaları, gezici kitaplıklar oluşturmaları için talimat verebilir. Bunların gerçekten yapılıp yapılmadığını; “yapar gibi” yapılıp yapılmadığını denetlemek hiç de zor değildir. Yerel yönetimler her türlü kahvehanede kitap bulundurulması için baskı yapabilir, bütün sinema salonlarında birer kitap satış merkezi bulundurma zorunluluğu getirilebilir.

Daha büyük belediyelerin mutlaka yılda bir kez “kitap fuarı” düzenlemesi de hükümetin isteğiyle ve çok kolay yapılabilecek bir iştir. Böylece yazarlar da bütün ülkeyi dolaşır, kendilerini insanlara göstererek onların da okur olmasını sağlayabilir.

Ayrıca kitapçı açılmasını teşvik için, örneğin sadece kitap satan dükkânlara büyük vergi indirimi, dükkânın en az yarısını kitaba ayıran dükkânlara da belli oranda vergi indirimleri getirilebilir.

***

Bunlar ilk akla gelen öneriler. Bütün bunlar, hatta daha fazlası yapıldığında bile devlet, gelirinden büyük bir fedakârlık yapmış olmayacaktır. Bunlar devlet için büyük bir gelir fedakârlığı anlamına gelmez, IMF de bir şey söylemez.

Yeni kültür bakanı böyle bir hamlenin sahibi olabilir, olmalıdır.

Ağzımızı her açtığımızda bu ülkede ne kadar az okunduğundan yakınıyorsak gereğini de yerine getirmek zorundayız.

Başbakan ya da müstakbel kültür bakanı bu mektubu okur mu okumaz mı bilemeyiz. Ama keşke birileri okusa da mektup, bu hamlenin ülkenin geleceği için ne kadar önemli olduğuna onları ikna edebilse.

DİĞER YENİ YAZILAR