Bu da barışın yolunu kapatmaktır

Haberin Devamı

Diyarbakır’da iki toplantı yapıldı, bazı kararlar ve çağrılar açıklandı. Kürt siyasetçilerin yaptıkları bu toplantılardan daha farklı ve barışın yolunu açmaya katkıda bulunacak kararlar bekleniyordu. Olmadı; tam tersine, bugünkü tıkanmayı perçinleyen açıklamalarla yetinildi.

Şu anda BDP içinde olsun olmasın, Kürt siyasetçiler, üstlenmeleri gereken sorumluluğu yine ötelediler.

“İki taraflı ateşkes çağrısı” fiilen hiçbir anlama gelmiyor. “İki taraf”tan biri, dağda silahla dolaşan ve eylemlerine devam eden bir örgüttür, diğeri ise birinci görevi hiç kimsenin silahla dolaşmamasını, insan öldürmemesini sağlamak olan ülkenin “Silahlı Kuvvetler”idir.

“İki tarafa” da ateşkes çağrısı yapanlar, bugün “Kürdistan” kelimesini kullanabildiklerini, “demokratik özerklik” tartışması açılabildiğini, barışın kilidinin demokraside olduğunu görmek ve gereğini yapmak zorundadırlar.

***


PKK’nın eylemlerini tırmandırmasıyla birlikte, Dörtyol olayındaki gibi kışkırtma faaliyetlerinin de tekrar ortaya çıkmasını, “demokratik açılım denilerek terör teşvik edildi” diyen koronun tekrar avazı çıktığı kadar bağırmaya başlamasını Kürt siyasetçiler ve aydınlar da herhalde görüyor ve değerlendiriyordur.

Terör devam ettiği sürece herhangi bir mantıklı çıkışın tartışılması, hele hele “demokratik özerklik” gibi bütün Türk toplumunun geleceğiyle ilgili konuların sağlıklı bir şekilde konuşulması mümkün değildir. “Öcalan muhatap alınsın” diyenler bir tek silah patladığı sürece bu tür çağrıların sadece nefret tepkilerini büyüteceğini bilmek durumundadır.

***


“Amed”te toplanan, tartışan Kürt siyasetçiler, yerel yöneticiler, aydınlar, önce PKK’nın silahlarını susturmasını sağlama konusunu tartışmalı, bunun yollarını aramalıdır.

Türkiye’de Türkler de Kürtler de uzun süredir silahların susmasını istiyor.

“Demokratik açılım”ın ilk günlerinde Türkiye’nin Kürt vatandaşlarının ortaya koydukları umut ve özlemlerin gerçekleşebilmesi için birinci “hareket” PKK’nın, adına ister ateşkes densin, ister eylemsizlik densin, silahları susturmasıdır.

“Amed” toplantılarının ardından yapılan çağrıların bir gerçekliği yoktur, PKK ve Öcalan memnun olabilir, ama bunların barışın tıkanmış yollarını biraz daha tıkamak dışında bir “katkı”sı olamaz.

DİĞER YENİ YAZILAR