Bir süredir Güneydoğu illerimizde çatışmaların tırmandığını, bombaların patladığını izliyoruz. Her gün birkaç şehit cenazesi kalkıyor. Böyle bir tırmanma baş gösterince doğal olarak askeri operasyonlar da yoğunlaşıyor.
Bugün Türkiye'de silahla herhangi bir amaca ulaşılamayacağını herkes görmek zorunda. Eğer demokrasi sürecinde silahların katkısı olacağını düşünenenler varsa fena halde yanılıyorlar. Tam tersine, silahlar demokrasi sürecinin gelişmesini bugüne kadar engelledi ve bundan sonra da başka bir sonuç sağlaması mümkün değildir.
Yazar, aydın ve sendikacı 150 kişinin dün yayınladığı çağrı, bir dönüm noktası olarak görülebilir.
* Çağrı çok açıktır: Silahları bırakın. Silahları bırakacak olan da belli: PKK ya da adı ne olursa olsun, kaynağı aynı olan örgütler.
Bu örgütlerin silahlı faaliyetleri bundan sonra da sadece ölüm ve gözyaşı getirecektir. Bu faaliyetleri sürdürmekteki amaçları bir karşı baskının artışını sağlamak ve yeniden Kürt kökenli vatandaşlara yönelik anlamsız uygulamalara yol açmayı sağlamak ise, bugünkü koşullarda bu da mümkün görünmemektedir.
Aklın sesini duymak için
PKK'nın bugün alacağı en doğru karar, bir an önce silah bıraktıklarını ve örgütleri lağvettiklerini açıklamaktır.
Bu açıklamanın yapıldığı ve uygulandığı görüldüğü zaman "özel af" meselesi gündeme gelebilir. Şu anda özellikle dışarıdan bu yönde bazı telkinler yapılıyor.
* Bu telkinler ancak silah bırakıldıktan sonra ciddiye alınabilir. Ondan önce bu telkinlerin tekrarlanmasının da bir anlamı yoktur.
Silahlar bırakıldıktan sonra çok daha farklı bir tartışma ortamının doğabileceğini, bugün hâlâ girilmeyen birçok önemli sorunun bundan sonra çok daha rahatlıkla konuşulabileceğini herkes dikkate almalıdır.
* Terör ve silahlı mücadele bazı kişiler için bir yaşam biçimi, kendi başına bir amaç olabilmektedir. Bu şekilde, akıl dışına çıkarak yaşam biçimini sürdürebilmek uğruna başka insanların kan ve gözyaşlarının akmasını, geleceklerinin kararmasını kabul edecek olanlar çıkabilir. Bunları etkisiz kılmak da yine öncelikle aklın yolunu görmüş olan Kürt liderlere düşer.
* Silahların susmadığı bir ortamda aklın öne çıkması mümkün değildir. Silahlar sustuğu zaman, aklın sesi daha kolay duyulabilir.
Bu adım atılmalıdır
Bir süredir Güneydoğu illerimizde çatışmaların tırmandığını, bombaların patladığını izliyoruz. Her gün birkaç şehit cenazesi kalkıyor. Böyle bir tırmanma baş gösterince doğal olarak askeri operasyonlar da yoğunlaşıyor
Haberin Devamı

