Bombaların hedefi

Yine bombalar patladı, yine sinirlerimiz gerildi. Fısıltı gazeteleri çalışmaya başladı. Dünyanın en önemli televizyon kanallarında bu bombalar yine birinci haber oldu

Haberin Devamı

Yine bombalar patladı, yine sinirlerimiz gerildi. Fısıltı gazeteleri çalışmaya başladı. Dünyanın en önemli televizyon kanallarında bu bombalar yine birinci haber oldu.

* İstanbul ve Ankara'da patlayan bombalar bu kadar zarar verebilecek, can kaybettirecek bombalar mıydı?

Bu soru sorulmak zorunda, çünkü iki bombanın da ses sombası olduğu açıklandı. Sonuçları açısından bakıldığında, her iki olayın da can kaybı olmadan atlatılabileceği anlaşılmaktadır.

* Bu, bütün yaşadıklarımıza rağmen "uzman" kadrolar açısından halen bazı eksiklerimiz olduğunu göstermektedir.

"Marjinal" olsa ne olur?!
Bombaların ses bombası olması olayın özünü değiştirmez. NATO Zirvesi öncesinde ve Avrupa Birliği sürecinde, Irak'ın yakın komşuluğu dolayısıyla Batı ve Doğu dünyasında Türkiye çok dikkatle izlenmektedir.

Böyle önemli bir geçiş döneminde İstanbul ve Ankara'da bomba patlatılması sadece tek bir hedefe yönelik olabilir: Türkiye'nin sosyal ve siyasi bakımdan çok "kırılgan" bir ülke olmaya devam ettiğini göstermek.

* Bu eylemler küçük, marjinal gruplar tarafından gerçekleştirilmiş olsalar bile sonuç ve hedef aynıdır.

Türkiye, ne zaman Batı dünyasının istikrarlı bir üyesi olma yolunda ilerleme sağlasa ortaya bombalar çıkmaktadır. Bombalar çıkınca da sinirler gerilmekte, bilinçli tepkilerin yerini içgüdüsel savunma tepkileri almakta, klasik deyimle "huzur" bozulmaktadır.

El Kaide bağlantılı grupların sorumlu olduğu son kanlı terör eylemlerinin etkisi hafızalarda canlılığını korurken amatör ya da profesyonel bombaların tekrar devreye girmesi basit rastlantılarla açıklanamaz.

Sivil tepki şarttır
Terörün her türlüsü Türk toplumunu fazlasıyla yormuş, bu topluma fazlasıyla acı yaşatmıştır. Aynı olayları, aynı acıları tekrar yaşamamanın birinci yolu güçlü bir "sivil" tepkiyi ortaya koymaktır. Halkın her türlü terör eylemine karşı olduğunu güçlü bir şekilde göstermesi her türden teröristi geriletecek en önemli araçtır.

* Susurluk rezaletine karşı her akşam ışıklarını kapatıp açan Türkiye aynı tepkiyi terörü ezmek için gösterebilir, göstermelidir.

* Terör sadece polis tedbirleriyle önlenemez. Polis tedbirleri elbette alınacaktır, ama bunların sınırı yoktur ve dünyadaki bütün tecrübeler bu tedbirlerin terörü durdurmaya yetmediğini göstermektedir.

Tek yol, halkın güçlü bir tepki göstermesi ve terörün hedefine ulaşmasını engellemesidir. Sekiz yıl önce vatandaş tepkisinin gücü denenmiş ve sonuç alınmıştır. Aynı güçlü tepki bugün de gösterilmelidir.

DİĞER YENİ YAZILAR