Yorulma nerede, belli ve anlamak da zor değil: Avrupa Birliği "süreci"nin ne olduğunu gereğince sindirmemiş olanların yorulması her halükârda mümkün.
Başbakan Erdoğan MÜSİAD Genel Kurulu'nda çok ağır bir söz söyledi: "AB'de birçok dayatmalar olduğu bellidir. Hatta bizi parçalamaya yönelik gayretler içerisinde önümüze tezler geldiği de oluyor..."
Bu "bölücü tezler" in ne olduğunu söylememiş Başbakan, ama bazı tahminlerde bulunabiliriz:
Kürtçe eğitim ve yayın konusu olmasa gerek. Çünkü Kürtçe yayın yapılabiliyor. Kürtçe kurslan da açıldı, hatta aralarında öğrenci yokluğu nedeniyle kapanma eşiğine gelenler var.
Bu "bölücü tezler" sözüyle, örneğin "azınlıklar" meselesinin kastedildiğini düşünebiliriz. Evet, Türkiye'de azınlıklar var, Müslüman azınlıklar da var, Müslüman olmayan azınlıklar da var. Azınlık vakıflarının mallarına haksız yere el konulmuş olması var ve bu malları geri vermek bir türlü mümkün olmuyor.
Başbakan'ın kastettiği "bölücü tezler" bunlarsa yapılacak tek iş "hukukun" gereklerinin yerine getirilmesi, yani siyasi korkularla teşvik edilmiş olan haksız uygulamaların hukuki uygulamalarla onanlmasıdır.
"Azınlık mazınlık yok" ama...
"Azınlık" sözcüğü Türkiye'de birçok çevrede başlı başına "bölücü" bir sözcük olarak görülüyor. Oysa Türkler de birçok başka ülkede "azınlık"tır.
Bulgaristan'da en büyük azınlık Türklerdir. Yunanistan'da, Makedonya'da çok önemli Türk azınlık toplulukları vardır. Hatta Almanya'da da Türkler azınlıktır. Irak'ta Türkmenler önemli bir azınlıktır.
Eğer bütün bu ülkelerde Türklerin "azınlık" olarak haklarının tanınmasını istiyorsanız, bu hakların gelişmesi için çalışıyorsanız, bu ülkelerde "azınlık" olan Türk kökenli insanları çeşitli şekillerde destekliyorsanız.... Sonra da "Türkiye'de azınlık mazınlık yok" diyorsanız uluslararası toplumda ciddiye alınamazsınız.
Başbakan'ın sözlerinin nedeni belki de böyle somut "sorunlar" ya da 2005 yılında yüzleşmemiz gereken gerçekler değildir.
Başbakan sadece bundan sonra Türkiye'nin yürüyeceği yolu aklından geçirip "yorgunluğunu" ifade etmiş de olabilir.
Yorgun bir iktidarın bugünkü Türkiye'yi gerçek anlamda ve Avrupa hedefleri içinde ileriye götürmesi de doğrusu zordur.
Havlu atan evine döner.
Bölücü dayatmalar!
Yine bir şeyler oldu, Ankara'da kafalar karıştı. Üstelik Başbakan Erdoğan'ın sözlerine yansıdığı kadanyla Ankara yine yoruldu
Haberin Devamı

