Bize göre değil

Haberin Devamı

Karmaşık hukuki yorumların, sahte tepkilerin, günü kurtarma çabalarının ötesine geçerek olayın tümüne baktığımızda çok karamsar bir tablo görüyoruz: Bu “demokrasi” denilen şey hiç bize göre değil, bir türlü başaramıyoruz.

1946’da ilk serbest genel seçimimizi yaptık. Daha baştan hile karıştırdık.

1950’de halkın oyuyla gelen DP demokrasi kavramını hızla kendi günlük siyasi hesaplarına göre esnetti. Bunun arkası demokrasinin tümüyle askıya alınması oldu.

1960 sonrasında toplumsal hareketlere doğru teşhis koyamayan siyasiler yine demokrasinin kesintiye uğramasını seyretti. Sonra yine demokrasi kavramının içindeki “uzlaşma” ruhunu unuttuk, arkası yine demokrasinin tümüyle askıya alınması oldu.

Bu deneylerin ardından 25 yıldır, biraz ders almış gibi görünen siyasiler demokrasinin bir tarafını yine unuttu.

Kısacası demokrasi bizim toplumsal ruhumuza hiç uyum sağlayamadı, biz de ona uyum sağlayamadık.

***


AKP’yi kapatma davasının Anayasa Mahkemesi tarafından oy birliğiyle kabul edilmesinin ardından ne olursa olsun, yine asıl yarayı demokrasi alacaktır.

AKP kapatılır ve aralarında Başbakan’ın da bulunduğu 50 kadar AKP’liye yasak gelirse, doğacak sıkıntının içinden çıkmak yine kolay olmayacaktır. Yeni bir parti kurulacak, yine kayıkçı kavgaları başlayacak, asıl sorunlarla kimse uzun süre ilgilenmeyecektir.

Davanın sonunda bazı yasaklar gelir, ama parti kapatılmazsa, geride kalan AKP’lilerin bir sonraki aşamada zafer havasına girmesi büyük ihtimaldir. Çünkü partinin önemli yöneticileri yasak kapsamına girecek, partinin yeniden yapılanması yolunda önemli zorluklar yaşanacaktır. Bu durumda AKP’nin hangi kanadın eline geçeceği de belirsizdir. Bu da krizin devamı demektir.

AKP hızlı davranıp, anayasa değişikliğini geçirir, bunu da bir halk oylamasıyla tamamlarsa kriz yine en üst düzeyde sürecektir. Toplumun bir kesimi için bu değişiklik AKP’nin “suçluluğunu kabul etmesi” yani “laiklik karşıtı odak olduğunu kabul etmesi” olarak görülecek ve toplumsal bölünme daha da artacaktır. Referandum, bugünkü laiklik ilkesinin oylanması gibi görülecektir. Bunu AKP içindeki ya da çevresindeki siyasal İslamcılar da böyle görecektir, oylamada değişikliğe evet çıkacağına kesin gözüyle bakan en kuşkucu laik kesim de böyle görecektir.

***


Bu tablonun herhangi bir köşesinde bir çıkış noktası yoktur. Her durum yine demokrasinin yara almasıyla sonuçlanacak, toplum içindeki güvensizliklerin ve gerilimlerin artmasına yol açacaktır.

Bu demokrasi denilen şey gerçekten bize göre değil, 62 yıldır deniyoruz, ama vazoyu her seferinde elimizden düşürüyoruz. Kıymetini bilemedik, öğrenemedik.

DİĞER YENİ YAZILAR