Birlikte çıksınlar

Haberin Devamı

İki ülkede, iktidara aday iki partinin

televizyonda karşı karşıya tartışmaları seçimin kaderini belirler.

ABD’de Demokrat ve Cumhuriyetçi adaylar ülkenin en büyük ve ciddi televizyon kanallarından birinde karşı karşıya geçerler ve bütün ayrıntılarıyla tartışırlar.

Aynı gelenek Fransa’da da yaklaşık 30 yıldır devam etmektedir. İki aday en yaygın ve en çok izlenen TV kanalında uzun ve ayrıntılı bir tartışmaya girişir.

Bu ikili tartışmalar bazen seçimin kaderi üzerinde etkili olur, oy kaymalarına ya da çekimserlerin karar vermelerine yol açar, bazen de varolan dengede bir değişiklik yaratmaz.

Bizde de benzeri tartışmalar daha çok siyasi liderlerin bir gazeteci grubu karşısına çıkması ve bir anlamda sorgulanması şeklinde yapılıyor. Ancak bunlardan o kadar çok yapılyor ki ne ölçüde etkili oldukları ölçmek kolay değil.

***

1983’te dönemin askeri yönetiminin isteğiyle kurulan Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti ile tahammül etmek zorunda kaldığı Anavatan Partisi liderleri üçlü bir tartışma yapmış ve bu tartışma seçimin sonuçları üzerinde etkili olmuştu.

Turgut Özal ekonomiyi liberalleştirme yolunda yapacaklarını anlatırken İstanbul Boğaz Köprüsü’nün hisse senetlerinin çıkarılacağını ve halka satılacağını söylemişti. Tartışmanın bu noktasında Halkçı Parti lideri Necdet Calp elini masaya vurarak “Ben Köprüyü sattırmam” demiş ve oylarını yüzde 30’un üzerine çıkarmıştı.

Yakın dönemde, 2003 yerel seçimleri öncesinde Tayyip Erdoğan ile Deniz Baykal da bir ikili tartışma programına katılmışlardı.

***

Şimdi de CHP Genel Başkanı Baykal böyle bir program istiyor, AKP lideri Erdoğan yanaşmıyor.

Bir açıdan bakıldığında AKP ile CHP’nin muhtemel oy oranları arasında büyük fark bulunmaktadır ve CHP iktidar seçeneği durumunda değildir.

Ancak hem CHP hem MHP tarafında uzun süredir bir koalisyonun tohumlarının atıldığı ve bu yolda hazırlık yapıldığı da ortadadır. Dolayısıyla böyle bir durumda, yani CHP-MHP koalisyonu gerçekleşirse CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın başbakan olması kuvvetle mümkündür.

Bu ihtimal olduğuna göre de Tayyip Erdoğan’ın “CHP seçenek değil” gerekçesiyle televizyon tartışmasından çekinmesi haklı görülemez.

Erdoğan ile Baykal, hatta süresiz bir televizyon tartışması yapmalı ve kafasında soru işareti taşıyan bütün vatandaşlara dertlerini anlatmalıdır.

Eğer böyle bir tartışmadan, “sinirlerime hakim olamam ağzımdan yanlış sözler çıkar” diyerek çekinme durumu varsa bunun cevabı da bellir: Ülkenin başbakan adayı sinirlerine hakim olmak ve ağzından gereksiz söz çıkartmamak zorundadır.

DİĞER YENİ YAZILAR