Haberin Devamı
Sürekli olarak güçlünün lehine işleyen çifte standart dünyasına bir ölçüde de olsa çeki düzen vermek henüz mümkün olamadı...
Şu anda İsrail Filistin’e göre çok güçlü ve bunun neredeyse “zevkini çıkarıyor”.
Şu anda Gazze’de yaşanan Birleşmiş Milletler’in bitişidir.
İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Cemiyet-i Akvam, sonra da Birleşmiş Milletler güçlünün güçsüzü ezmemesi için kurulmuş örgütlerdir.
Birincisi Büyük Savaşı önleyemedi, ikincisi ise bugün Gazze faciasına seyirci kalmaktan başka bir şey yapmıyor, yapamıyor.
Yugoslavya çözüldüğü sırada Balkanlar’da yaşanan kıyımlara karşı da Birleşmiş Milletler etkili olamamış, NATO askeri güç kullanarak Sırbistan’ı durdurmuştu.
İsrail’in Gazze saldırısı devam ettikçe, daha önce birçok olayda etkili olabilmiş İsrailli barışçılar da susturuldu. Ve ne yazık ki İsrail vatandaşlarının yaklaşık yüzde 80’i askeri operasyonları destekliyor, sonuna kadar devam etmesini istiyor.
Bu, bir sonraki kuşağa da savaşı devretmek anlamına gelmektedir. Gazze “temizliğine” sevinen ana-babaların çocukları da herhangi bir çatışma ortamında yine silahların çıkarılmasını isteyeceklerdir.
Hamas’ı şu anda destekleyen tek ülke İran’dır. Ama kimsenin kuşkusu olmasın ki, bütün Müslüman ülkelerde insanlar Hamas’ın “kahramanca” direnişini izliyor. Onların gözünde, devletlerin politikalarının ötesinde bir Hamas imajı güç kazanmaktadır.
Türkiye’nin başbakanının en duygusal, hatta en çok Kaddafi’nin çıkışlarına benzeyen sözlerle başlayıp aceleci bir arabuluculuk için koşturmasının bir işe yaramayacağı baştan belliydi.
Savaşa karşı çıkmak ile, bunca karmaşık ilişkinin ortasına “paça kasnak” girmenin farkını bilmemek Ankara’nın anında devre dışı kalmasına yol açmıştır. Dünya kamuoyunda da Türk hükümetinin “Hamas destekçisi” konumuna düşmesinin yaratacağı zararları da ilerde göreceğiz.
Gazze kıyımıyla ilgili en iyimser senaryo, ABD’de Obama’nın başkanlık görevini devralması ve konuyla ilgilenmesi üzerine İsrail’in yeni başkana bir jest yaparak operasyonu durduracağı şeklinde. Bunun da bir dilekten öteye anlamı olup olmadığı henüz belli değil.
Bu arada şunu da belirtmek gerekiyor ki, yürekleri acıya boğan Gazze katliamına tepki için küçük çocukları kullanmak, dini referanslı ya da ırkçı nitelikte gösterilere yol açmak da savaşın bize verdiği ilk zararlar olarak ortaya çıkmıştır.

