Cumhurbaşkanı Gül, siyasi gelişmeleri görüşmek için üç parti lideriyle bir araya geldi. Salı günü Baykal’la görüştü, dün de önce Bahçeli’yle, ardından Demirtaş’la.
BDP Genel Başkanı Demirtaş, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yeni anayasayla ilgili görüşlerini aktardığı sırada Avrupa’da PKK’ya yönelik operasyonlar devam ediyordu.
BDP’nin, seçim barajının yüzde 3’e indirilmesi önerisi kabul görse bile tek başına barajına düşmesiyle parti “Türkiye partisi” olamayacaktır, bunun için bu partinin başka şeyler de yapması gerekiyor.
Ama dün Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin Kürt vatandaşlarını temsil eden yasal bir siyasi partinin genel başkanının yeni bir anayasaya veya anayasa değişikliğine ilişkin görüşlerini dinledi.
Avrupa ülkelerinin PKK ve Kürt meselesiyle ilgili tavırları Ankara için hep şikâyet konusu oldu. Hatta bu meselede kendi beceriksizliklerini gizlemek isteyenler sık sık terörün “Avrupa’nın desteği”yle devam edebildiğini bile söyledi.
Avrupa’dan PKK’ya ve Türkiye Kürtlerinin sorunlarını dile getirmelerine destek verilmiştir ve Batı’daki çeşitli siyasi güçler verdikleri desteği Türkiye’de demokratik hakların yerlerde sürünmesiyle gerekçelendirmişlerdir.
Batı’nın demokratik standartlarının geldiği aşamayı görmemekte ısrar eden Ankara da kendi başarısız politikalarını bu sayede gözlerden uzak tutabileceği düşüncesiyle Batı karşıtı duyguları körüklemiştir.
Fakat dün başka bir şey oldu ve PKK’nın iyi örgütlendiği bazı Avrupa ülkeleri ardı ardına harekete geçti. Geçmek zorundalardı, çünkü Türkiye onların anladığı demokratik standartlar için ciddi bir irade beyanı gösterdi.
Bunun rahat olmayan, oldukça engebeli bir yol olduğunu onlar da biliyor. Ve asıl şunu biliyorlar ki gerçek bir siyasi ve toplumsal iradenin varlığı, bu yola çıkmanın olmazsa olmazıdır.
Avrupa’daki operasyonlar, yolun sonuna gelindiğini PKK’yı yönetenlere ve yönlendirenlere de göstermiş olmalıdır.
Aynı saatlerde Ankara’da BDP’nin anayasa değişikliği hakkındaki görüşlerini Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na anlatıyor oluşu, yolun sonuna gelindiğinde yeni bir yola çıkılmış olduğunu da gösteriyor.
Sonuna gelinen yol çok kanlıydı, çok acılıydı, çok pahalıydı.
Adım atılan yeni yolun kısalmasını sağlamak için neler yapılması gerektiği ise belli. Hem BDP için belli, hem PKK için belli, hem Ankara için belli, hem de bütün Türk toplumu için belli...

