Haberin Devamı
İki günde 9 gencini kaybetmek her toplum için “travma” dır.
Bu travmanın yarattığı duygusal ortamda, bir şehit babasının söylediği “bitsin artık bu anlamsız savaş” sözü duyulmaz, savaşın devam etmesini isteyenlerin sesleri duyulur.
Böyle günleri daha önce de yaşadık, anlaşılan o ki yaşamaya devam edeceğiz.
Duruma hâkim olamayan AKP hükümeti, AKP yarar sağlamasın diye demokrasinin karşısında duran CHP ve MHP, PKK’nın peşinde sürüklenen DTP bu günleri yaşattılar, yaşatmaya devam edecekler.
Yirmi beş yılda 40 bin kişi ölmesine rağmen bir sonuç alınamadığını gizleyenler “son teröriste kadar öldürelim” derken, diğer yanda da birileri “taban dağa çıkmamızı istiyor” dediği sürece, 72 milyon insanın bu makus talihi yenmesi çok zor olacaktır.
Demokratik açılım şu anda “çökmüş” görünüyor, silahların susmasını isteyen çoğunluk yenilmiş, birbirini kırmak isteyenler, Türkiye’de demokrasi ve uygarlık istemeyenler bir kez daha kazanmış görünüyor.
Türk toplumunun sürekli gergin, sürekli korkular içinde, geleceğinden kuşkulu ve umutsuz yaşamasını isteyenler bir kez daha emellerine yaklaştılar gibi görünüyor.
Bu havayı tersine çevirmenin kesin olan tek bir yolu vardır: PKK’nın silah bıraktığını, artık hiçbir silahlı eylem yapmayacağını ve belli bir süre içinde kendini lağvedeceğini açıklaması.
Bu, birçoklarına iyi niyetli bir hayal gibi gelebilir, ama değildir. Çünkü böyle bir açıklama bugünkü aşırı gergin ortamı tersine çevirecek, mantığın sesinin, silahların susmasını bekleyen büyük çoğunluğun sesinin duyulmasını sağlayacaktır.
Birkaç santimetrekare bahanesiyle ülkeyi yangın yerine çevirenler, bunun ucunda sadece acı, kan ve gözyaşı olduğunu görmüyorlar.
Taş atan çocuklara ağır cezalar verilmesini isteyenler de, bu sayede PKK’ya yeni militanlar yetişeceğini görmüyor.
Artık görsünler, dayakla da silahla da bir yere varılamayacağını, tam tersine bunların birlikte varolduğunu, birbirini beslediğini görsünler.
PKK silah bıraktığını ne kadar erken açıklarsa, bütün militanlarına “evinize dönün çağrısını” ne kadar çabuk yaparsa, kendini lağvetme sürecini ne kadar hızlı duyurursa, bu ülkenin her kökenden vatandaşının o kadar az acı çekmesine katkıda bulunur, DTP de bu ülkenin demokrasi içinde yaşayan partilerinden biri olur..

